Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Aklım kalbimin kulağına seslendi Mevlana
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sekiz ayrı kozmolojik delil sıralanmaktadır: 1. Göklerin yaratılışı. 2. Yerin yaratılışı. 3. Gece ve gündüzün değişmesi. 4. Gemilerin denizlerde seyretmesi. 5. Yağmurun yağması ve onunla ölü haldeki toprağın canlanıp yeşermesi. 6. Yeryüzünde her çeşit canlının gelişip yayılması. 7. Rüzgârların çeşitli yönlere doğru hareket etmesi. 8. Bulutların yer değiştirmesi.
Merakla ilgili Kuranda nasıl ayeti kerimeler var diye baktığımızda, şunu fark ettik. Allahu Teala sürekli bize “gidin yeryüzünde yürüyün” dediği 10 ayet bulduk. Neden yeryüzünü gezelim?
İbrâhim “Rabbim! Ölüleri nasıl diriltiyorsun, bana göster!” deyince, rabbi “Yoksa inanmıyor musun?” demişti. O “Hayır inanıyorum, fakat kalbim tam kanaat getirsin diye” cevabını verdi. Rabbi “Kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra (parçalayıp) her bir tepeye onlardan bir parça bırak, sonra onları çağır. Koşarak sana gelecekler ve şunu bil ki, Allah hep galiptir ve hikmet sahibidir” buyurdu. (Bakara-260) Bundan sonraki ayeti kerimelerde merakla ilgili hep “keyfe” “nasıl” kelimesi geçmesi dikkatimizi çekiyor. Sorgulama yok iman etmiş. “neden ve niçin” yok. Ama merak ediyor “nasıl yapıyorsun bunu?” Çünkü “nasıl” sorusu olaya daha bilimsel yaklaşmayı sağlıyor. Deliller, kanıtlar, deneylerin yapılmasını gerektiriyor. Nasıl sorusunun karşılığını verirken Allahu Teala İbrahim as’a tam bir deney öğretiyor. İbrahim as merak etti ve ardından cesaretle sordu. Hepimiz biraz cesaretsizizdir. Merak cesareti tetikliyor. Bizi cesaretlendiriyor. Cesarette işe koyulmayı sağlıyor. Merak ile aklını tatmin etti. Akıl tatmin olduğunda akıl kalbe imanı fısıldamış oldu. Merakla başlayan yolculuk imanla son buldu
Kötüler var, ama az kötüler ve daha kötüler var. Ne yapıyor kişi? İyiyi kötü ile karşılaştırmıyor. Kötüyü kötüler arasında karşılaştırarak en kötüyü veya daha az kötüyü buluyor. Veya iyiyi iyiler arasında karşılaştırarak ele alıyor. Bu neden gerekli? İyiliği kötülükten ayrıştırmamız gereke bir aklımız var hep buna gidiyor zihnimiz, yani iyi bir şeyi düşünürken kötüyü düşünüyoruz ve bunun gibi değil diyoruz. İlla zihnimiz iyiyi bulmak isterken kötü olanla bir kıyaslamaya sokuyor. Bu şekilde yaptığımızda aslında, iyinin sınırlarını alçaltmış oluyoruz. Bu da aklımızın düşmanlarından birisi de bu. İyiyi kötü ile karşılaştırmamız aklımızın düşmanlarından. Peki bunu nasıl yapacağız: İyi bir insan olarak kendinizi kötü bir insan ile kıyaslayamazsınız. Bu sefer iyi olma kapasiteniz, idealiniz sınırlarınız düşer. Yani iyi insanın ölçütü kötü insan olmamak olduğunda, iyinin sınırlarını düşürmüş oluyor küçültmüş oluyorsunuz. İyiliği iyilikle tanımladığınızda iyiliğin sınırları büyüyor. Bir şeyi tanımlarken zıttına ihtiyacımız yok aslında. Kıyaslamaya ihtiyacımız yok aslında. Zıttı ile kıyasladıkça ona olan yakınlığı arttırmış oluyoruz. Ayeti kerimeye bakalım: ࣖ بَ ْ َي َُ ُا ا ُوِلي ا َل ُْ ُْل ُوا هال َّل َّٰ ٖي ِث َُ ُ فَاتقَّ َخب ْ َرةُ ال ْ ْو ا ْع َُ َجب َك َُ َكـث َّط ي ِب ُُ َولَ ٖي ُث َوال َخب ْ َع ق ْل ُُ َل ُْ يَ ْست َُل ُّك َُْم ت ُف ُِْل ُحو َن ِو َُي ال ا ِب ل De ki: “Kötünün çokluğu sana ilginç gelse de iyi ile kötü bir değildir. O halde ey akıl sahipleri, Allah’a âsi olmaktan sakının ki kurtuluşa eresiniz!” (Maide-100) Kötü iyi ile denk olabilir mi kıyaslanabilmek için? Edilemez diyor ayeti kerime. Pis olanın çok olması, sana