Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
bizim düşünce sistemimizi aklımızı geliştirmek, öğretmek öğrenmek üzerine yoğunlaşıyor. Tabi ki duygu hasıl oluyor yanı sıra. Ama yanı sıra hasıl olan bir şey duygu. Evet duygu hasıl oluyor ama akla hitap ettiği zaman, zihin onun üzerinde düşünmeye onu büyütmeye başlıyor. Zaten akıl kapıp almaya çok müsait zaten. Dini söylemler bilgi içermeli akla hitap etmeli, zihni bilgi ile beslemeli öbür türlü çok geçici bir duygusal süreç gelip geçiyor. Nasıl olur bu? Dinlediğiniz derse bir şey öğrenmek, zihninze aklınıza bir şey düşürmek, sizin onunla kalmanız hayret ve merakı büyütmesi gerekiyor o öğrenme. “Merak aklın bir amelidir” deniliyor. O zaman her öğrendiğim bilgi beni biraz daha hayrette bırakmalı ve biraz daha merakta bırakmalı. Bir sonraki öğrenmeyi tetiklemeli yeni öğrenmelere kapı açılmalı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şuan ezbere gelmiş bir şekilde İslam anlatılıyor, eğer bu değiştirilmezse yeni nesil akla hitap edilmesini istenen nesille büyük kopuşlar yaşanacak. İslam kültüründe şuan akla hitap etmeden duygu üzerine yoğunlaşmış sohbetler veriliyor. Bu bir uyuşturucu etkisi yapıyor o sohbet ya çok korkutuyor ya da çok ümitlendiriyor. Duygusal bir hal aldırıp bir süre sonra etkisi kayboluyor uyuşturucunun. Akla hitap etmeyen öğrenmeler bir zaman sonra duygu dünyasında sönmeye başlıyorlar. Bu tür konuşmalar dini duygusal durumlar üzerine temellendiriyor. Reyhan Ozyağlı
akıl sahibi duyguyu referans almaz ama peki ne yapar? Akıl sahibi: 1- Duyguyu yok saymaz 2- Duyguyu bastırmaz 3- Onun bir hal olduğunu bilir, gelip geçeceğinin farkındadır. Duygunun gelip gitmesine izin verir. 4- Duyguyu referans almaz. Ben böyle hissediyorsam, bu doğrudur demez! Örneğin bowen, benliğin ayrışmaması aklın duyguyu referans almasına örnektir. “Nefsinde korkuyu hissetti.” Musa as korkusuna adını koyuyor. Ben korkuyu hissediyorum. Akıl burada devreye giriyor. Duyguyu fark ediyor, duygunun kaynağını buluyor. Gerçek kaynağını buluyor (temel inancın farkına varma) tabi bu uzun çalışmalar gerektiren bir süreç. Duygu alışkanlık yapar, o yüzden akıl duyguya zaman vererek zamanla regüle olmasını bekliyor. Çünkü yeni sinapstik bağlar kurmak için beynin zamana ihtiyacı var. Olayları bireysel olarak nesnel bir şekilde algılamayız, önceki öğrenmelerimiz objektif aklımızın aklına geçmemeli.
Kişinin herrr gün bir şey fark etmesi gerekir. “Veli her demde hayret.” Yani kişi sürekli hayret ve şaşkınlık içerisinde olmalıdır. Bir günü hayretsiz geçiyorsa kişinin o günü bir ziyandır. Bu sıradanlaşmak körlüğe sebebiyet veriyor.
Oturmuş kendime kızıyorum birazdan girişcem de çok damarıma basıyo