Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Hepimiz farklı bir insanız. Her öğrendiğiniz bilgi seni yeni bir insan yapıyor. Her öğrenilen bilgi ile bütün insan olma denkleminde değişiklik oluyor. Heröğrenmemizde bir önceki öğrenmelerimiz değişmek zorunda ki denklem sağlansın. Akıl ve bilgi her seferinde yeni bir insan yapıyor. Her bilgiyi aldığımda yeni bir insanım yeni bir bakışım var. Bundan daha fazla bir değişim özgürlük örneği yok.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalp huzurlanmaya çalışıyor
-Ey iman edenler! Allah’a saygıda (takvâ) kusur etmezseniz, O size bir temyiz kabiliyeti verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lutuf sahibidir. (Enfal-29) “Eğer Allahtan korkarsanız, size o zaman bir Furkan verilir” Buradaki furkandan kasıt, Furkan: doğru ile yanlışı ayırt etmek anlamında. Burada Furkan kurandan ziyade, doğru ile yanlışı ayırt etme yetisi. Bu da takva ile oluşur. Takva: “bilinçli farkındalık, andaki beni fark etmek” takva arttıkça akıl kemale ulaşır ve Furkan geliyor bana. Ayetlerin sırasına bakınca akıl kalpten öncegeçti. Demek ki duygular aklın birer ürünü olmuş olduğunu anlayabiliriz. Kalp değişken bir şeydir. Arapçada “dönen, bir durumdan başka bir duruma aşağı yukarı hareket eden.” Yani kalp gelişmiyor, olgunlaşmıyor. Kalp huzurlanmaya çalışıyor sadece. Ama akıl dediğimiz şey, anlıyor analiz ediyor gelişiyor değişiyor. Yanş zaman içeriside bilgi edindikçe olgunlaşıyor eskisi gibi olmuyor.
An
İnsan genel anlamda 3 şeyden mürekkep duyu hisler, duygu, akıl. Akıl ego gibi bunları bir arada tutan şey Hz. Ömer “Kişi sahibine doğru yolu gösteren ve onu ifrattan geri çeviren bir aklın fazileti gibi bir şey kazanmamıştır. Aklı kemale ulaşmadıkça, bir kulun imanı tamam olmuş ve dini istikamet kazanmış olmaz.” Akıl insanın hayatına yaşamsal bir denge oluşturuyor. İmanı kemale erdirmek, dinde istikamet mi istiyorsun? o zaman aklımızı kemale erdirecek kişilerle iştigal edeceğiz. Yaşamı zikre dönüştürmekle mümkün bu. Farkında olmakla. Mindfulness’te yanlış anlaşılan bir şey var. “Anı fark etmek” Anı ne yapayım ben? An çok geçici bir şey. Ağaçlar mı? Orman mı? İkiside değil, önemli olan bendim insanı kendini bilmekti. Anı yaşamak değil Anda yaşamak. Anda yaşayan ben önemliyim. Anda yaşayan benimneler hissettiğim neler gördüğüm ve beni gözlemleyen yaratıcıyı görmekle mümkün. Reyhan Özyağlıan
İsfihane “aklı, nesneyi yakalamak, bırakmamak üzere tutmak, alı koymak, yapışmak” anlamına gelir. Arapçada kadınların saçlarını bağlaması akl dır Aklın bizde tuttuğu şeyler nefs, dürtüler, geçmişimiz, geelceğimiz, yaşantılarımız, ilişkilreimiz… bütün bu unsurları bağlayan bir şey gibi sanki. İsdihane “akali lisane” dilini tuttu, sakındı. Dili tutma da bir akıl işi. “ bir başkasının bir başkasını yere yıktığına denir, akıl” Akıl aslında başkasını yere devirmektir. Akıl aslında nefsi isyanı şeytanı yere deviren şey. Bir yanda beni derleyen toplayan bir yandan da bu bütünlüğümün dışında beni bölmeye çalışan şeytanı nefsmi yere yıkan şeydir. Reyhan Özyağlı
Kulları içinden ancak bilenler, Allah’ın büyüklüğü karşısında heyecan duyarlar. (Fatır-28) “haşret” kelimesi heyecanla birlikte bir dehşet duygusu yalnızca alimler yapabilir. Bilgi aklı besledikçe Rabbe karşı duygular düzenleniyor. Heyecan, korku, bağlılık artıyor.