Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Bolu
16 Haziran
92 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
1man edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir. " (Kur'an, 57:1 6} Bu ayette Allah, O'nu anmayı ihmal eden kalbin ölümünden bahseder. Bir sonraki ayette ise ölmüş olanı nasıl diriltildiğini şöyle anlatır: "Bilin ki Allah, ölümünden s onra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size ayetleri açıkladık. " (Kur'an, 57:1 7) Bu bizim için bir işarettir; nasıl ki Allah kuru toprağa can veriyorsa, kurumuş kalplerimize de öyle can verebilir. Yani dünyevi bir şey kalp süngerine nüfuz ettiyse bile her daim umut vardır.
Reklam
Allah bize zina etmeyin demez, "zinaya yaklaşmayın" der. "Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur." (Kur'an, 17:32) Allah zinayı yasaklamakla kalmaz, ona giden tüm yolları da yasaklar, bu yollara set çeker: bakışları yere indirme, giyimde ve davranışlarda tevazu, karşı cinsle baş başa kalmama vb. Kalbi koruma hususunda bize bir reçete de verir. Allah' ı anmak (Allah' ı zikretmek) kalbi koruyan bir zırh oluşturur. Namaz, bu zırhın bir katmanıdır, Kur'an ve zikir, bu zırhın birer katmanıdır. Allah' ı ne kadar çok anarsak kalbimiz o kadar çok korunur. A/Jah'ı zikretmek kalhin etrafinda bir kalkan oluşturur, tevhidi veya kalbin sıhhatini tehdit eden her şeyi daha kalhe girmeden yok eder.
Yanlış kulluklarından dolayı kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu. Bu ayette kullanılan ushribu kelimesi, "içmek veya sünger gibi içine çekmek'' anlamındadır. O sünger, kalbimizdir. Bugün çoğumuz bir buzağıya tapmasak da "o buzağının''başka biçimlerine, yani paraya, güce, statüye, insanlara tapıyoruz. Ve mutlak sevgi, korku, umut, bağlılık hissettiğimiz o şey, kalp süngerimiz tarafından emiliyor ve sonuç olarak kalplerimiz bozuluyor, viran oluyor. Allah bu hususta bizi Kur'an'da şöyle uyarıyor:
İkinci sonuç ise kalbin Allah'ın rehberliğinden ziyade geçici heves ve arzular tarafından yönlendirilmesi ve hüküm vermesidir. Böyle biri Allah' a kul olmak yerine, kendi arzularına esir olur. Ve Allah'tan başkasına kulluk, en acı verici zulüm türüdür. İsrailoğulları Firavun'un esaretinden kurtuldukları halde hala esirdiler. Kalplerine nüfuz eden şeylere kulluk etmenin es iriydiler.
Bu izinsiz girişin sonucunu anlamak için kalbi bir sünger gibi düşünelim. Kendisine dünyaya dair bir şey sunulduğunda kalp bunu ya kabul eder ya reddeder. Eğer kalp korunuyorsa yani kendisine sunulanı reddederse güvende kalır. Ama korunmuyorsa yani sunulanı hemen kabul ediyorsa tıpkı mürekkebin içindeki sünger gibi sunulanı içine çekecektir. Ve sunulan şey her neyse kalbin özüne (lüb) kadar nüfuz edecektir. Bu işlem bir kez gerçekleştiğinde nüfuz edileni çıkarmak son derece zor ve İyileştir Kalbini l 231 acı verici hale gelir. Tıpkı süngeri temizlerken yaptığımız gibi, kalbin özüne nüfuz edeni çıkartmak için acı verici ve devamlı bir sıkma gerekir. Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Fitneler (imtihanlar), bir kamış hasırın örülmesi gibi kalplere sunulur. Bunları ipne alan kalbe kara bir işaret konur. Onları reddeden kalbe ise beyaz bir işaret konur. Ve sonuçta kalpler iki çeşit olur: biri beyaz taş gibi bembeyazdır, gökler ve yer durdukça imtihanlardan zarar görmez; diğeri ise alabora olmuş bir gemi gibi karanlık ve paslıdır, iyiyi tanıyamaz, kötüyü reddedemez ve onun arzularına kapılır." (Müslim, 144)
Reklam