Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Bolu
16 Haziran
92 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Ne kadar kusursuz olduklarını, ne kadar mükemmel bir aileye ve hayata sahip olduklarını göstermenin bir aracı haline gelir. Eğer kusurlu bir durum varsa da "fotoşoplanarak" mükemmelleştirilir. Dünyaya kusursuz görünebilmek için o kadar çok enerji harcanır ki gerçek sorunları düzeltebilecek enerji kalmaz.
Reklam
"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hıs ım a krabanız kazandığınız mallar, kesata uğramas ından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Res ulünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fas ıklar topluluğunu hidayete erdirm" ez. (Kur'an, 9:24) Bu ayette Allah, her biri helal olan, sevdiğimiz sekiz farklı şeyi listeliyor; alkol ve uyuşturucu gibi yasak şeylerden bahsetmiyor. Annemiz, babamız, eşimiz, çocuklarımız, akrabalarımız gibi sevmemiz gereken insanlardan bahsediyor. Öyleyse burada bahsedilen çöküş nedeni, yaratılanı sevmek değil, yaratılanı yanlış şekilde sevmektir.
Bir benzin istasyonuna gittiğimizi ve arabaya benzin yerine portakal suyu doldurduğumuzu varsayalım. Arabaya ne olurdu? Arabanın çalışmasını durdurmakla kalmaz, bozulmasına da neden olurduk; çünkü benzin deposu portakal suyu için değil benzin için yapılmıştır. Kalbin özü de başka şeyler için değil, yalnızca Allah için yaratılmıştır. Merkezine para, kariyer, statü, insanlar gibi şeyleri yerleştirdiğimizde kalbimize zarar vermiş oluruz.
Mesela günah işlemeden önce bize bu günahın Allah'ın o geniş mağfireti karşısında çok küçük olduğunu söyler. Günah işledikten sonra da Allah'ın mağfiretinin aslında o kadar da geniş olmadığını, bu günahınsa çok büyük olduğunu söyleyerek umutsuzluğa kapılmamızı sağlar.
"Ne yersen osun" diye bir söz vardır, bu durum ruhun gıdası için de geçerlidir. Zira kalbimiz ve ruhumuz, gözlerimiz ve kulaklarımızdan girenlerle dilimizle konuştuklarımızdan etkilenir. "Ruhumuzun gıdası" zehirli olduğunda, bedeli kalbimiz öder. Baktığımız, dinlediğimiz, söylediğimiz her şey doğrudan kalbe giçler ve üzerinde iz bırakır. Sürekli haram (yasaklanmış) olan şeylere baktığımızda, onları dinlediğimizde zehir içmiş oluruz. Ve bu, zamanla kalbimizi lekeler (siyah noktalar) kaplamasına neden olur.
Reklam