O KADAR GÜZELDİ Kİİ
Bu kadar güzel bir üçleme okumayı uzun zaman olmuştu. Ve bu seri her yönden harikaydı, akıcılık, karakterler, diyologlar, savaşlar..beni en çok etkilenen kitap altın oğul olur sanıyordum ta ki sabah yıldızını okuyana kadar. Ters köşe olmaya bayılan biri olarak bu kitap beni büyüledi. Öncelikle karakterlerden bahsetmek istiyorum. İkinci kitapta Roque'un ihaneti beni kahrettiği için ölümü beni daha çok etkiledi, Darrow'un onun için yıkılışı da çok gerçekçiydi. Kendini suçlaması, daha çok sevmeliydim demesi beni mahvetti.
Ve kitapta ennnn sevdiğim sahne Cassius ve Darrow'un eğitimdeki anılarını izledikleri an. Onların arasındaki düşmanlık o kadar iyi yazılmıştı ki Darrow'un bir türlü ona kötü his besleyememesi, Cassiusun da affedememesi... Bilmiyorum arkadaşlıkları beni çok etkiledi. Sevro'nun öldüğünü sandığım an kalbim durdu resmen. Seride en sevdiğim karakterlerden biridir. Victra ile evlenmeleri hele ki?? Şok oldum.
Kısrak ve Darrow'un iyi bir sonu kesinlikle hak ettiğine inanıyorum ve o yüzden sonunu beğendim. Lakin Darrow'un kitabın bir noktasından sonra kendi ideallerini, insan yaşamına önem veren kişiliğinin yok olduğunu görmek beni çok üzdü. Kızılların ölmesine göz yumup nükleer bombalar yüzünden ölenlere ise savaş bunu gerektirir demesi??? Nerede benim Darrow'um yani.