Mutluluğun canlı heykeli duruyordu karşımda. Bundan iyi bir hayat bilmiyordum. Bundan daha iyi bir zamanlamayla, daha kimse karşılaşmamıştı dünyada. Dünyanın oluşumundaki tesadüflerle yarışırdı karşılaşmamız…
Mutsuzluğun nedeni başarısızlıktan gelmemeliydi, hele hayal kırıklığı da asla gözyaşlarının nedeni olmamalıydı… Neden insanlar bir türlü anlamıyorlar hayattan hiçbir şey beklememeleri gerektiğini, diye düşündüm.
Hiçbir zaman, belki de baktığımız bir bardak suyu bile aynı görmedik. Belki de sadece muhtaçtık birbirimize, hayatımızla oynayabilmek için. Güçlü değildik yeterince ve ihtiyacımız vardı o iki sesin yaratacağı çoşkuya, yapacağımız bütün kötülükleri duymazdan gelebilmemiz için.