Sağırlığın en kötü tarafı dışarıyı duyamamak değil, kendini çok fazla dinlemek zorunda kalmak. O güne kadar mağdur asabiyetimle ve hayatın gürültüsüyle bastırdığım iç sesim, vicdan üniformasını giymiş saldırıyordu. Kaçarcasına çıktım mahallenin kapısından. Yolun karşısına geçip Haliç'ten yardım istedim. Umurunda bile değildim oysa. Kim bilir kimler dert yandı bugüne kadar da yüreği nasır tuttu. Derler ki İstanbul'da kim ağlasa, gözyaşları Haliç'te birikir ve biz hiç farkında olmadan gelmiş geçmiş tüm İstanbulluların kahrı üstünde süreriz nazlı vapurlarımızı, hayran hayran izleriz bu kadim şehrin manzarasını."