Ulaş Eriş

Uyku onun için unutmak demekti; uyandığı her sabahı kederle karşılıyordu. Hayat onu kaygılandırıyor, sıkıyor, zaman ise eziyet gibi geliyordu.
Reklam
Lizzie: Hastasın sen. Asıl mesele bu. Martin: Hayatımda hiç olmadığım kadar sağlıklıyım. Her zamankinden iki kilo fazlayım. Lizzie: Vücudun değil, kafan hasta. Düşünce makinende arıza var. Ben bile görebiliyorum bunu ki ben hiçbir şey değilim.
Hayat büyük bir hata, utanç verici bir maskaralık.
Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
Gelecek ne getirirse getirsin, onun için önemli değildi. Zaten görünüşe göre artık hiçbir şey önemli değildi.
Reklam