Ulaş Eriş

9/10
·517 syf.··
2025 2. kitabı
·
124 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 05:48
Normalde herkesin okuduğu, popülarite kitaplarına yönelmekten hoşlandığım söylenemez ama bu kitap başka. Martin Eden'ı okurken kendime o kadar fazla soru sordum ki. Kitap karakterin sorduğu soruları da bana sordurttu, yaşadığı karmaşayı da bana yaşattı. Bu sorular başlıca şöyleydi: Başarmak istediklerimizi biz mi seçtik? Her şey para ve başarıya mı bağlı? Hayat bir tiyatrodan mı ibaret, her şey yalan ve sahte mi? Ben aslında kimim? Kim olmak istiyorum? Gerçekten böyle biri olmak istiyor muyum? Aşk ideallere mi bağlı başarıya mı?( Gerçek saf aşk diye bir şey var mı?) Fazla bireyci olmak hayatı anlamsızlığa mı sürüklüyor? Bu sorular hakkında düşündüm. Aslında hala düşünüyorum. Martin Eden hakkında herkes bir şey söyleyebilir. Bense bu kitaba düşündüren bir kitap derim. Düşündüren, sorgulatan, soru sordurtan bir kitap oldu benim için. Kitabı bitirdikten sonra Nilgün Marmara'nın şu sözü aklıma geldi: ''Biz niye kendi zamanlarımızı yaşamıyoruz, niye hep başka zamanlar ve hep başka kendimiz?''
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·575 syf.··
2025 1. kitabı
·
123 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2025 22:38
Merhabalar. Sina Akşin'in İş Bankası Yayınlarından Kısa 20.Yüzyıl Tarihi kitabının incelemesini yapacağım. Modern Tarih deyince 20.Yüzyıl bu kategorinin en hareketli tarihi diyebiliriz. 20.Yüzyıldaki yaşanan olayları dikkatli yorumlamadan günümüzü anlayamayacağımızı hatta geleceğimizi şekillendiremeyeceğimizi söyleyebilirim. O yüzden kitaba geçmeden önce 20.Yüzyıldan kısaca bahsetmek istiyorum. 20.YY BAŞLARINDA DÜNYANIN İKLİMİ VE I.DÜNYA SAVAŞI 1900'lü yılların başından 2000'li yıllara kadar uzanan bu süreçte başta ülkemiz olmak üzere dünyayı etkileyen birçok olay yaşandı. Sanayi Devriminden sonra Avrupa'da artan hızlı sanayileşme dünyanın dinamiklerini değiştirdi. İnsanlar ağır sanayinin tempolu hayatına ayak uydurmaya başladı. Kapitalizmin hızla yayılmasıyla insanlar yüksek çalışma saati ve ağır koşullar altında sistematik şekilde adeta robot gibi çalışır oldu. Ülkeler üretimin patlamasıyla hammadde yarışına girdiler. Üretim öylesine hızlanmıştı ki artık ellerindeki hammadde bu üretim zincirini besleyemez olmuştu. Hammadde bulmak için güçlü ülkeler kendinden güçsüz ülkeleri sömürge yoluna gitti. Sanayi Devrimi'nin doğduğu ülke olan İngiltere bu yarışın öncüsü olurken arkasından Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya, Hollanda, Rusya, Almanya, Belçika ve daha birçok ülke bu yarışa katıldılar. I. Dünya Savaşı da bu sebeplerden dolayı çıktı. Sanayi üretiminin bu denli hızlanmasıyla gelişen mühendislikle birlikte I. Dünya Savaşında savaş teknolojisi de köklü değişikliklere uğradı. Kara da siper savaşları, makineli tüfekler, gaz bombaları yeni yeni kullanılmaya başlayan tanklar kullanıldı. Denizde ise ağır savaş gemileri, U-Bot denizaltıları, ağır bombardıman gemileri ile birlikte Havada da uçaklarla kullanılarak istihbaratın ne kadar önemli olduğu görüldü. Böylesi artan
Tarih
Kısa 20. Yüzyıl TarihiSina Akşin · İş Bankası Kültür Yayınları · 2014286 okunma
9/10
·65 syf.··
2022 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2022 08:24
Gogol'dan okuduğum ilk eser. Kısa ve gayet akıcı bir kitap. Dönemin Rusya'sı ve toplumun insana bakış açısı son derece eleştirel bir tavırla anlatılmış. Üst tabakadaki insanların alt tabakadaki insanlara aşağılayıcı bakış açısını, mevkinin getirdiği gücün insanı nasıl bir hale sokabileceğini, fakirliğin insanların yaşayış tarzına etkisini, yalnızlık ve bunun beraberinde getirdiği içe dönük bir yaşamı anlatan güzel bir eserdi. Konusu ana karakterimiz Akakiy Akakiyeviç' in yaşamı üzerinden gidiyor. Kendisi bir devlet dairesinde memur. Mektupları temize çekmekle görevli. Karakterimiz gerek iş hayatında gerek normal hayatında durağan bir karakter. İşinde yükselmek istemiyor, ekstra sorumluluklardan kaçınıyor. İçe dönük bir karakter olması sebebiyle iş yerindeki diğer çalışanlar arasında zayıf halka olarak görülüyor. İş yerindeki arkadaşları onunla dalga geçip türlü hikayelere onu konu ediyorlar. Akakiy Akakiyeviç' in çok eski bir paltosu var. Paltonun eski ve yırtık pırtık olmasına bakmadan paltosunu giyip iş yerine geliyor. Paltosunun yırtık olmasına bakmaksızın giymeye devam ediyor. Palto onu soğuktan koruyamadığını anladığında paltoyu değiştirmeyi bile düşünmüyor, tamir yaptırır öyle kullanırım diyor çünkü aldığı 400 ruble maaş ile anca geçiniyor, palto alacak durumu yok. Paltonun miladını doldurduğunu bir şekilde anlayınca yeni bir palto almaya karar veriyor. Veriyor vermesine de nasıl alacak kundura tamircisine olan borcu, alması gereken pantolon, üç gömlek ve birkaç çamaşır derken paltoya sıra gelmiyordu. Karakterimizin içinde bulunduğu sefaleti kitapta çok iyi anlatan bir bölüm var onu sizinle paylaşmak istiyorum. Paltoyu almak için bazı fedakârlıklarda bulunuyor. Ayrıca düşündüklerine bakınca sefaletin insanlarda yarattığı ruhsal çöküntüyü de anlamış
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 201246,2bin okunma
7/10
·207 syf.··
2022 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 04:01
Yazar, Atatürk'ün dış politikasını zamanın şartlarını göz önünde bulundurarak yerinde bir değerlendirmeyle incelemiş. Kitap Musul sorunu, Hatay'ın ana vatana katılması, Boğazlar, ülkeler ile yapılan paktlar gibi bir dizi meseleyi ele alıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. Kitabın ilk kısmında Osmanlı Devleti'nin durumundan yüzeysel bir şekilde bahsediliyor. İkinci kısımda Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nin siyasi, ekonomik, sosyal ve askeri durumu ele alınıyor bu bağlamda zamanın dış politikası inceleniyor. Kurtuluş Savaşından sonra kurulan yeni devletin dış politikasına ülke ülke ilişkilerine bakılıyor. Üçüncü kısımda ise Atatürk'ün dış politika stratejisinin içeriği, dış politika prensipleri açıklanıyor. 93 harbinde Rusya'ya karşı ağır bir yenilgi almamızın ardından Osmanlı Devletine Balkanlarda, boğazlarda ve Kafkasya' da çok büyük bir tehlike haline gelen Rusya'ya karşı Osmanlı batıda bir müttefik arayışına başlamıştır. Bu tehlikeye karşı ilk İngiltere ve Fransa ile görüşmelere başlanmış ama red cevabı alınmıştır. Fransa ve İngiltere Birinci Dünya Savaşı öncesi emperyalist politikalar güttükleri için Osmanlı için her zaman bir tehdit olarak görülmüş iki devletti. Almanya ise sömürgecilik sahasına yeni yeni açılan gelişen sanayisiyle hammadde arayışına giren bir ülkeydi. Ayrıca Osmanlı için tehdit olarak görülmüyordu. Rusya tehlikesine karşı Almanya ile müttefik olan Osmanlı Birinci Dünya Savaşı'na İttifak devletleri safında girdi. Ardından alınan yenilgi ile Avrupa'da hasta adam olarak anılan Osmanlı Devleti'nin çöküşü başladı. İtilaf devletleri Osmanlıyı parçalamak üzerine kurulan Sevr antlaşmasını planlandı. Borç batağına batan, işgallere uğrayan, ordusu dağılmış ve bitik, tüm özgürlükleri elinden alınmış bir devletin insanları bazı çözüm
Tarih
Atatürk'ün Dış Politika StratejisiAtilla Sandıklı · Bilgesam Yayınları · 20144 okunma
9/10
·160 syf.··
2022 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2022 22:00
Oldukça basit bir konusu var. Kitap bize iki karakter arasındaki çatışmayı anlatıyor: Othello ve Iago. Othello saflığı ve insani değerleri temsil ederken Iago parayı, iktidar hırsını ve yalanı temsil ediyor. Saf duyguların temelinde temiz bir inanç vardır. Saf birisi her denilene her dedikoduya çabuk inanır. Sorgulama yapmadan olayın ardını detaylı araştırmadan hüküm verir, ceza keser. Temiz duygular kötülüğün karşısında suistimal edildiğinde gözler kör olur. Kötülüğün kurguladığı ihanet, öfkeli ve kindar bir bebek doğurur. Bu bebek iftiralar ile beslenir. Büyür büyür ve en sonunda karlar kadar temiz insanları öldürür. Konunun basit olması çoğu okuyucuyu tatmin etmeyebilir ama şu bilinmelidir ki Shakespeare' i Shakespeare yapan kitaplarında sunduğu şiir dolu atmosferdir. Betimlemeler şiirsel bir hava ile okuyucuya sunulur: ''Azgın dalgalar sanki bulutları dövüyorlar, Fırtınadan kabaran dalgalar dik, ejder yeleleriyle Sanki su atıyorlar ışıltısına Küçük Ayı'nın, Söndürüyorlar ezelden beri duran bekçilerini Kutup Yıldızı'nın.'' (Othello s.29) Hamlet kadar olmasa da güzel bir eserdi. Beğendim.
Edebiyat
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma