İnsan,tıpkı diğer tüm canlılar gibi ölümden yapılmıştır.Malzemesi ölümdür insanın,her ne kadar hayatı boyunca kaçtığı şey bu olsa da,onu tutan da budur aslında.Ne yaman bir çelişki !
İnsan kendi ruhunun efendisi olduğuna inanmak ister.Ancak istese de bu tam anlamıyla mümkün olmaz.Ne ruh halini ne de duygularını kontrol edebilmeyi başarır.Bilinçdışının yaptığı sızıntıyı görürse ve sayısız gizli yolla kendisini etkilediğini fark ederse;ancak o zaman kendi kendisinin efendisi olabilir.
Aslında hiç kimse gerçekten aşktan korkmaz.Aşk harika bir şeydir.Asıl sorun,aşkı kaybetme korkusudur.Bu yüzden güvende hissetmemizi sağlamaları için başkalarına fazlasıyla sorumluluk yükleriz.İşin aslı şu ki,kimse duygusal güvenliği ve sadakati garanti edemez ya da hissettiğimiz güvensizliğin yok olmasını sağlayamaz.Sonuçta, korkuları denetim altında tutmak içsel bir yükümlülüktür.