📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mustafa Kemal "hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" diyen
1924 Anayasası'yla demokrasiyi, meclisi yüceltirken...
Almanya'da Hitler iktidar olmuştu.
İtalya'da Mussolini başa geçmişti.
İspanya'yı Franco teslim almıştı.
Portekiz'i Salazar yönetiyordu.
Rusya'da Stalin hâkimdi.
Polonya'yı darbeyle iktidara gelen Pilsudski eziyordu.
Macaristan'ı kral naibi olarak amiral Horthy inletiyordu.
Romanya'da kral vardı.
Yugoslavya'da kral vardı.
Avusturya'da çar vardı.
Arnavutluk'ta cumhurbaşkanı Ahmet Muhtar Zogolli (Zogu)
kendi kendini kral ilan etmişti.
Yunanistan'da general Metaksas darbe yapmıştı.
İsveç nazi yandaşıydı.
Ne evi ne yeri ne kendini anlayan bir eşi ne çevresinde
oynaşan çocukları oldu. 'Özgürlüğümü hayatım boyunca
korudum, yaşamımı ne evime ne yakınlarıma hatta ne de
anama bağladım' sözleri onundur.
Bağlantısı sadece kendisiyleydi.
Asıl yurdu, kendi iç dünyasıydı.
Yalnızlığı, zaferleri kadar derindi.
Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar artırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebildiğiyle ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekasının parlaklığıyla değil.
Bu emirden üç yıl üç ay sonra, işgalcileri denize dökmek için Milli Mücadele'nin son emrini verecekti:
"Hedefimiz Akdeniz!"
Boğaz'dan henüz çıkmadan Kavaklar mevkiinde bir İngiliz devriye motoru tarafından durduruldular.
Didik didik arama yapıldı.
Silah veya cephane olup olmadığına bakıyorlardı.
Gülümsedi.
"Silah götürdüğümüzü sanıyorlar. ..
Kafa götürüyoruz" dedi!