Gönül, pamuk ipine bağlı bir salıncak artık;
üstünde taşınan kibir bireysel değil,
nesiller boyu devredilmiş bir yük.
İnsan sallanıyor ama düşmüyor;
çünkü düşmek bile cesaret istiyor.
Varlığa sükûnet gerek,
yaşantının ivmesi artık hakikati parçalıyor.
Gelecek diye pazarlanan kehanetlere
paslanmaz bir mızrak saplanmalı;
çünkü insanı ayakta tutan umut değil,
aldatılmadığını bilme ihtimalidir.
Bayraklar yüzlere şakıyor;
bir kimlikten çok bir disiplin aracı.
Sonra boyunlara dolanıyor—
kopmaz, çünkü kopması istenmeyen bağlar
ipten değil, utançtan yapılır.
Gözlerim küfür saçıyor ama bu,
hiçbir lisana ait değil.
Dil yetmediğinde konuşan şey bedendir;
bakış, varoluşun kendisi olur.
Sözcükler susar, hakikat sızar.