Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini Elif’i Elif’ine bildiğine inanır.
Ne var ki , hiç kimse kendisinin kendi hayatına nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
Olgunluk ve yaşlanma arasında çok büyük, engin bir fark vardır ve insanların kafası bu konuda hep karışık kalmıştır. İnsanlar yaşlanmanın olgunlaşmak olduğunu zanneder, ancak yaşlanma bedene aittir. Herkes yaşlanıyor, herkes ihtiyarlayacak ama olgun olmak zorunda değil. Olgunluk manevi bir gelişimdir. Yaşlanmak senin yaptığın bir şey değildir, yaşlılık fiziksel olarak kendi kendine gerçekleşen bir şeydir. Doğan her çocuk zaman geçtiğinde yaşlanır. Olgunluk senin hayatına getirdiğin bir şeydir; o farkındalıktan çıkar. Bir kimse tam bir farkındalıkla yaşlanırsa olgunlaşır. Yaşlılık artı farkındalık, yaşantı artı farkındalık, olgunluktur