İttihadçılar en ufak muhalefete bile izin vermeyen ve sadece muhaliflere değil, potansiyel muhalif olarak gördüğü hemen herkese uzak sürgünleri tattıran koyu bir istibdada son vermek, memleketi tam bir özgürlüğe kavuşturmak için yola çıkmışlardı.
İttihatçılar gerçi zamanla
Talatçılar ve Enverciler diye ikiye
ayrıldılar, hatta bu iki grup arasında önemli anlaşmazlıklar da yaşandı ama Enver sürgününün ilk zamanlarındaki faaliyetlerinde ve İttihad ve Terakki'yi yeniden canlandırma çabalarında eski arkadaşları ile beraber
olmak, çizdiği yeni yolda İttihadçı kadro ile birlikte yürümek istemişti.
Medhedilmeyi aslında gayet seviyordu ama, böylesine mükemmel başlayan kariyeri,
bu başlangıçtan sadece 14 sene sonra hayatı ile beraber noktalandı ve Enver Paşa, sarp dağların ismi haritalarda bile yeralmayan bir tepesinde, mağlup olmuş vaziyette tarihe intikal etti.
Henüz 27 yaşında iken yani 1908'de Meşrutiyet'in yeniden ilânı sırasında mükemmel ve herkese nasip olamayacak parlak bir başlangıç yapmış
Hürriyet Kahramanı diye tanınmış,
duvarlar resimleri ile donatılmış,
adına marşlar bestelenmiş, genç kızların rüyası, genç subayların da meslek ve başarı modeli olmuştu...