Enver'i Mustafa Kemal yahut İstiklal Harbi'nin muzaffer kumandanları ile mukayese etmek gibi gereksiz, yanlış ve olmayacak bir iştir.
Zira, mukayese edilen taraflardan biri tarihin mağlûbu, diğeri ise galibidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yenilgi, her kumandanın kaderinde yazılıdır; kariyerin bir tarafında galibiyet,
diğer tarafında da mağlûbiyet ihtimali bulunur. Ve, unutmayalım:
Zaferler ne kadar bizim ise, mağlubiyetler de aynı şekilde bizimdir ve o mağlûbiyete sebebiyet veren hataların tekrar edilmemesi için bilinmeleri, hatırlanmaları şarttır.
Şevket Süreyya Aydemir,
bu kendine güven konusunu mükemmel şekilde anlatır ve
"İttihad ve Terakki liderlerine bizim neslimiz hem borçlu, hem de kırgındır.
Borcumuz en bayağı şekilde çürümüş, hantal, çağdışı ve her türlü haysiyetten yoksun bir istibdat idaresini cesur bir hamleyle çökertmelerinden ve genç nesle bir benlik gururu,
bir gelecek ümidi aşılamalarından gelir. Kızgınlığımız ise, uyandırdıkları bu ümit için, bizim neslimize verdiği hayal kırıklığındandır"
diye yazar.
İttihadçılar'ın uğradığı başarısızlığın Türkiye'ye sadece zarar verdiğini, kayıptan başka bir şey getirmediğini düşünmek hatâdır.
Hayallerinin hiçbirini gerçi hakikat haline getiremediler ama o senelerde artık çoktan unutulmuş olan önemli bir kavramı,
KENDİNE GÜVENMEYİ MEMLEKETE HATIRLATIP TEKRAR ÖĞRETTİLER.