Yazarın üslubunu beğendim, ancak gerçekçi gelmeyen bazı unsurlar vardı. Özellikle her duruma bir tespit üretmesi zamanla abartılı gelmeye başladı. Tespitlerin niteliği kötü değil, hatta yer yer etkileyici; ama bu kadar sık yapılması okurken bunaltıcı bir hâl alıyor. Karakterin yaşı düşünüldüğünde, boyundan büyük laflar etmesi de inandırıcılığını zedeliyor. Süperzeka bile olsa, içinde bulunduğu çevre kendini bu derece geliştirmesine uygun değil.
Bana öyle geliyor ki, yazarın elinde ilginç tespitler var ve kafasındaki karanlık dünyayı inşa etmek için bu tespitleri, kötü bir çocukluk geçiren bir karakterin ağzından söyleterek daha çarpıcı hâle getirmeye çalışmış. Fakat bu kadar derin ve felsefi sözler, travma yaşamış bir çocuk için bile fazla kaçıyor.
Kitapta insan doğasının kötülüğe yatkın olduğu fikri, Gaza adlı çocuk karakter üzerinden işleniyor. Yazar, bu kötülüğün doğuştan mı geldiği yoksa çevresel etkenlerden mi kaynaklandığıyla çok ilgilenmiyor; ona göre fark etmez, çünkü “doğamız böyle.”