kadir

kadir
@Umberto_
9/10
·244 syf.··
2021 5. kitabı
zülfü livaneli, kitapların 'okunması için' okunabilir olması gerektiğine inanan ve bunu kitaplarına tutarlı bir şekilde geçirebilen bir yazar. süslü dil ve anlatımın yazarın bir ego tatmini olduğunu, bunun okunurluğu azalttığını düşünüyor. ayrıca sırf kitap yazmış olmak için değil, anlatacak bir şeyinin olması gerektiği için yazmak lazım diyor. "her şeyde olduğu gibi edebiyatta da modalar egemen oluyor ama bunlar benim hiç ilgimi çekmiyor. son otuz kırk yılda, kitapların kendi içinde bir oyun oynaması, bir kitaptan başka bir kitap çıkarmak veya bir kişiliğin ikiye bölünmesi gibi öğelere ağırlık veren postmodern edebiyat modası var. bir de kitap ne kadar zor okunursa derinliği o kadar fazla olur anlayışı egemen. bu anlayış yanlıştır. buna karşı hepimiz mücadele edelim" livaneli, sadece türkiye'de yaşayıp dar kalıplarda yaşamış bir entelektüel değil; müzik için, düşünceleri için, yazmak için zorlu yollardan geçen, bu uğurda hapis yatmış olan hümanist bir insan. avrupa'da, amerika'da, asya'da konferanslara katılıp çok sayıda çok yönlü insan tanıyan bir yazar, düşünür, müzisyen, yönetmen, politikacı. kendi deyimiyle bir polimat. edebiyattan felsefeye, mitolojiden insanlık tarihine, sanattan gündelik yaşamın sosyolojik eleştirisine kadar ve birçok enteresan anektodlarla dolu bu denemesini öneririm. onun da dediği gibi, bir kitabı elinize aldığınızda kendini okutamıyorsa o kitabı bir kenara atın ve başka birine yönelin. dünyada okunacak sayısız kitap var. işte bu kitap, kenara atılacak türden değil, kendini okutabilen bir kitap. hemen her sayfada altını çizmek isteyeceğiniz kelimeler, isimler, anektodlar, pasajlar var. hatta baktım bazı not etmelik kısımların altını çizmek yetmiyor, sayfayı yıldızlayıp bir yere not ettim. bu yerleri yazayım: syf 30 -> seçtiği
Edebiyat MutlulukturZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20202,449 okunma
Reklam

kadir

, bir kitap okudu
9/10
·244 syf.··
2021 5. kitabı
Zülfü Livaneli
8.1/10 · 2.449 okunma
serdar ortaç was right...
bildiğiniz gibi, bemol ve diyezler hariç, topu topu yedi nota var. ne çıkarsa ondan çıkıyor.
bir tarafın kendi kültürünü (ne kadar yüce olursa olsun) öbür tarafa dayatması, kültür alışverişi anlamına gelmez. hepimiz william shakespeare'i, dante'yi, homeros'u, molière'i biliyoruz. bunlar çok önemli şeyler. fakat türkologlar dışında şeyh galib'i bilen tek bir batılı yoktur. bu engeli sadece farsça yazan şairler aşabilmiştir: sadi, hafız, firdevsi, hayyam gibi çok büyük iran şairleri... bunda da en büyük pay goethe'nin. çünkü goethe, fars şiirine hayran kaldığı için ömrünün son yıllarında farsça öğrendi. west-östlicher divan (batı-doğu divanı) diye bir kitap yazdı.
bir insanın kendisini başka bir insan karşısında silmesi, sıfırlaması, zamanla korkunç bir şiddete dönüşebiliyor.
Reklam