kadir

kadir
@Umberto_
✍️ Bu sis, bu çerağ, bu hafif merdivenli yolun yarattığı Ve iliklerime işleyen soğuğu Vecde getirenden eylemeliyim Gözün gözü görmediği kasvette Göze almak bir elini paltonun cebine sokmamayı Bunu bir sigara hatrına yapmak Ama sırf böyle adi bir nesneye değer görmek Sahiden biraz delilik gerektirir Çok da yüreği yanmışlık Boynumu paltonun yakasına sıkıştırırken Elimin üşümesini mi düşünmeliyim Yoksa beni orada olduranı mı Bu yol zaten hep böyle sersemletir adamı
Reklam
Çıkmaz
✍️ Seni bu telaşım koparacak benden Elimden kaymakta olan, Yerin müthiş çekimine mağlup oladuran çok ağır bir yük gibi, Her an ellerimden kaçıverirsin korkusu çivilenmiş yüreğimde Oluru yok, beyhude her çabam Debelensem de her ne kadar, Bu çok olası yıkıcı ihtimalin önüne geçmek için, Nafile Ne vakit görsem, Ne vakit ellerinden tutmak gelse, Ve tutsam, Sanki büyük bir günahkarın edebileceği kadar dua bocalanır aklıma Hiç durmaksızın hepsini hatmediyorum Ki o an zaman donsun, Kuşların cıvıltısı kalsın, Bütün el tutuşlar, sarılmalar, göz göze bakışmalar devinsin sadece Ellerim ellerine doysun, Yüreğim yüreğine Sen bende düğümlen Körlenelim beraber
✍️ Yaşamak çok güzel, kaygısını vermeseydi Fersiz bir güneş bizi soğutacak Eller sallanacak az sonrası buğu olan camlardan Birinci tekil sadece sevdiğinden değil Yurdundan da uzak düşüyor Fakat ikinci bunun ayırdında değil Şerit gibi kayacak ağaçlar ve dağlar Suretler gelecek gözünün önüne Sonra birini seçip bahtiyar maziyi düşünecek Neydi birbirlerine bağlayan, neydi ipleri koparan Böylece anlayacak selametin zor, elemin kolay edinildiğini Bir an avutucu bir düşe dalıp gafletle Kim ne derse desin diyecek Keşke diyeceğim bir yaşanmışlığım olmadı Kıymetini bildim ve her zerresine doydum Mahal vermedim sırnaşan huzursuzluğa Ve abıhayat içirdim sevmekten usanmayan ruhuma Ki diri kalsın sevmek eylemi Sonra birdenbire dalmak son bulacak İdrak edecek sevmek eyleminin nesnesiz kaldığını Ve dili geçmiş zamanda hapsolacak mutluluğunu
✍️ Uçsuz bucaksız deryanın ufkuna bakıyorum Gözlerim kısık, kafamda kahramanı olduğun görüntüler Aklıma söylenmelerin geliyor Şimdi en akla ziyan dargınlıklarını bile arıyorum Vapurdaydık deniz köpük köpüktü Vapurdaydık martıların ahenkli uçuşu vardı Vapurdaydık saçlarını dalgalandıran rüzgar vardı Anladım köpükler, martılar ve rüzgar ne kadar da değersizmiş Varlığın ve sensizliğin işte budur yeis ve esenliğin nüansı Yüreğimde keder ve aşağılanmışlığın şamatası Onlara samyeli göründüm, içimde poyraz var Aheste tükeniyorum
9/10
·520 syf.··
2022 1. kitabı
kişi doğal iken sevgiler ve hürmetler de doğal ve gerçek idi. fakat doğallığını kaybedip artık ünlü biri olduğunda insanlar sendeki öze değil, suni bir değere dönüşmüş olan sen'i önemserler ve sahte ile gerçek sevgi ayrıştırılamaz hâle gelir. Martin'i ünlü olmaktan pişman ve huzursuz eden şey de buydu. "ben eski Martin'im ve bana değer katan bu kitapların hepsi çoktan yazılmıştı, ben aynı Martin'im ama şimdi bana olan ilgi ve tapınmalarınız neden?" deyişi bu yüzdendi. Martin, insanların tüm bu sahte sevgileriyle karşılaştığı anlarda onlardan tiksinip bu sahtekarlıklarını yüzlerine vurmak yerine buna lakaytlaşmayı da öğrendi. onlara bir ders vermeyi düşünmüyordu, buna aldırış etmemeyi öğrenmişti. bu ruhsal yücelme, Martin'in kitapta atıfta bulunduğu, Nietzsche'nin üstinsan modeline uygun bir kişilik özelliği olsa gerek. Martin'i sona götüren esas şey aşk değildi, saf aşkın imkansızlığı değildi. onu sadece aşkın değil, tüm duyguların sahte ve sosyal statüye bağlı oluşu ve bunun getirdiği 'kainata sığamamak, insanlara tahammül edememek' hissi yok etti. Martin önceleri proleter idi ve alt sınıfının mutlu insanıydı. rastlaştığı üst sınıf hayatına tanık olunca bu yaşantıya imrendi ve bireysel gelişimini gördükçe öz sınıfına nefretle ve küçümseyen bir gözle bakmaya başladı. buna mukabil, yeni sınıfının buhranı onu öz sınıfına geri döndürtmeyecek kadar yıpratmıştı. Jack London esasında bir sosyalist, yani toplumcu. sosyalist kişi bireyciliğe zıt olup, bireyciliğin çıkarcı yanına muhalefet eder ve toplumu benimser, alt katmanı öne çıkarmak suretiyle her katmanı kolektif olarak düşünür. ancak London, Martin karakterini bireyci olarak ele alıp bireyciliğin yok edici kötü yanını bize aktarmak istemiş ve nihayetinde bunu unutulmaz bir eserde bize geçirebilmiştir. kitap aynı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma