“... Hiçbir zaman, hiçbir an kendimi unutup, nasıl göründüğümü yok saydığımı, geri çekilip kendime bakmaktan, gördüğümü beğenmeyip ona hayalimdeki şekli vermeye çalışmaktan önümdekini hep ıskaladığımı görüyorum şimdi. “
“... Zamanın geçişi hiçbir şey değil; bu şekil bir zaman bir şey değil. Zaman ben hayal kurarken geçiyor, hayal içinde geçiyordu. Uyandığımda ben, yine o hayal kurmaya hazırlanan, daha iyisini, daha yükseğini, daha uzun ve süreklisini kurmaya hazırlanandım. Zaman beni değiştiremezdi ki, zaman ona ayak uyduranı değiştirir. Ben bir müddettir hayal kurduğumu bile bilmiyorum.”
“... Çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla yaşayıp ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.”