" Bir gün çıkar karşımıza, bir gün, birdenbire, tam umudumuzu kestiğimiz sırada. O zaman ufuklar aralanır; 'İşte!' diye haykıran bir ses gibidir. Bir kimseye, yaşamınızın sırlarını dökmek, ona her şeyi vermek, onun için her şeyi feda etmek gereksinimini duyarsınız! İçinizdekileri anlatmazsınız birbirinize, anlatmadan seziverirsiniz. Düşlerde görmüşsünüzdür. Kısacası şuracıktadır, o kadar aranmış olan hazine şuracıkta, önünüzdedir; parlar, kıvılcımlar saçar. Gene de hâlâ kuşku duyar insan, inanmaktan çekinir; gözleri kamaşıp kalır, karanlıklardan ışığa çıkar gibi..."
Kadınları korumaktan vazgeçmeniz lazım, onları farklı işler ve farklı uğraşlarla baş başa bırakın; izin verin ki asker olsunlar, denizci olsunlar, otomobil sürsünler, liman işçisi olsunlar... "Kadınlık korunmaya muhtaç bir varoluş olmaktan çıkınca her şey olabilir."
“Çöküyor üstüme ağır, korkunç bir zaman
İçinde dikenli otlar ve kederler büyüyor
Sen gelinceye kadar
İğneler saplanıyor gözbebeklerime durmadan
Kalbimde iri adımlarıyla bir dev yürüyor
Sen gelinceye kadar”