Ümit

Ümit
          Hu Allah Hu Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın... Var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun? İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar. Yazdıklarım, paylaştıklarım evvela nefsimedir.         
Talebe
Lisans
Sinop
İstanbul, 8 Şubat 1980
199 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
"Dünyada bir yabancı yahut bir yolcu gibi ol ve kendini kabir halkından kabul et" Hadis-i Şerif
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Menkıbe: Hapisden Kurtaran Namâz Horasan vâlîsi Abdüllah bin Tâhir, çok âdil idi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâlîye bildirmişlerdi. Hırsızlardan biri kaçdı. Hirâtlı bir demirci, Nişâpûra gitmişdi. Bir zemân sonra, evine dönüp gece giderken, bunu yakaladılar. Hırsızlarla berâber, vâlîye çıkardılar. Hapis edin! dedi. Demirci, hapishânede abdest alıp namâz kıldı. Ellerini uzatıp, (Yâ Rabbî! Beni kurtar! Günâhım olmadığını, ancak sen biliyorsun. Beni bu zindândan, ancak sen kurtarırsın. Yâ Rabbî! Beni kurtar!) diye düâ etdi. Vâlî, o gece, rü’yâda, dört kuvvetli kimse gelip, tahtını, tersine çevirecekleri vakt uyandı. Hemen abdest alıp, iki rek’at namâz kıldı. Tekrâr uyudu. Tekrâr, o dört kimsenin, tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde, bir mazlûmun âhı bulunduğunu anladı. Nitekim, şi’ir: Binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ, Gözyaşının seher vakti yapdığını. Düşman kaçıran süngüleri, çok def’a, Toz gibi yapar, bir mü’minin düâsı. Yâ Rabbî! Büyük yalnız sensin! Sen öyle bir büyüksün ki, büyükler ve küçükler, sıkışınca, ancak sana yalvarır. Sana yalvaran, ancak murâdına kavuşur. Hemen, o gece, hapishâne müdürünü çağırıp bir mazlûm kalmış mı, dedi. Müdür, bunu bilemem. Yalnız, biri namâz kılıp, çok düâ ediyor. Göz yaşları döküyor deyince, onu getirtdi. Hâlini sorup anladı. Özr dileyip, hakkını halâl et ve bin gümüş hediyyemi kabûl et ve herhangi bir arzûn olunca bana gel! diye ricâ etdi. Demirci, hakkımı halâl etdim ve hediyyeni kabûl etdim. Fekat işimi, dileğimi senden istemeğe gelemem, dedi. Niçin, deyince! Çünki, benim gibi bir fakîr için, senin gibi bir sultânın tahtını birkaç def’a tersine çeviren sâhibimi bırakıp da, dileklerimi başkasına götürmekliğim kulluğa yakışır mı? Namâzlardan sonra etdiğim düâlarla, beni nice sıkıntıdan kurtardı.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Din

Ümit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.··
10 günde okudu
·
2021 26. kitabı
Arthur Conan Doyle
8.5/10 · 11,4bin okunma
Evliyânın büyüklerinden Bâyezîd-i Bistâmî, bir gece uyku bastırıp, sabâh namâzına uyanamadı. O kadar ağlayıp inledi ki, bir ses işitdi: Ey Bâyezîd! Bu kusûrunu af eyledim. Bu ağlamanın bereketi ile sana ayrıca yetmiş bin namâz sevâbı verdim, buyuruldu. Birkaç ay sonra yine uyku bastırdı. Şeytân gelip, mübârek ayağından tutarak uyandırdı. Kalk, namâzın geçmek üzeredir, dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri buyurdu ki: Ey mel’ûn, sen böyle işi nasıl yaparsın? Sen, herkesin namâzının kaçmasını, vaktini geçirmesini istersin. Beni niçin uyandırdın? Şeytân dedi ki: Sabâh namâzını kaçırdığın gün, ağlayarak yetmişbin namâz sevâbı kazanmışdın. Bugün onu düşünerek, seni uyandırdım ki, bir vakit namâz sevâbı bulasın. Yetmişbin namâz sevâbına kavuşamayasın! Allah'ım sen böyle bir namaz aşkını bize de nasip eyle...
Sayfa 11·Kitabı okudu
Aşk
Hatalarımla büyüdüm.