“ Her şeyini , bütün hayatını işine adayan Sarah; bugün verimlilik, karlılık ve performans sunağında feda ediliyordu. Ya yaparsın ya ölürsün hesabı… Yapamıyordu , öyleyse ölsündü…”
“ Bu defa ki hırsızlar iyi giyimliydi, hırsızlık yaptıkları hiçbir koşulda anlaşılmıyordu, hatta görünüşte gayet saygın kişiliklerdi. Parfüm kokulu, takım elbiseli , kravatlı , son derede şık bir şiddetti bu.”
“Onkolog da dahil olmak üzere kimsenin bahsetmediği; el-ayak sendromundan , mide bulantılarından ve ya bazen beyninin içini kaplayan sisten çok daha korkunç bir yan etki vardı. Hiç hazırlıklı olmadığı ve hiçbir reçetenin çare olamayacağı bu şey , hastalığın beraberinde getirdiği dışlanmışlık ve canını çok yakan o kenara itilmişlik haliydi…”
“ Babasının kazası onu bir günde olgunlaştırmıştı.Oysa ki buna hiç hazırlıklı değildi. Tıpkı içinden çıkmak istemediğimiz sıcak su dolu bir küvet gibi,ergenlik çağının uzatmalarını yaşamak epey hoştu.Fakat artık olgun bir insan olmanın zamanı gelmişti ve bu çok acıydı.Rüya bitmişti.”