"nietzsche'ye göre, ideal insan şuuruna hâkim olmak, mutlak değerlerle bezenen, özgürlük ilkesini başka bir varlığın hükmüne teslim edilen ve kitlesel yığın psikolojisi içerisinde bulunulan bir zeminde çok zor olacaktır. öyleyse, bu durum için ilk olarak, insanın kendini tanıması ve kendi farkındalığını deşifre etmesi için toplum/halk/sürü sıfatlarıyla isimlendirilen bu zeminde yaşaması ve onların şifrelerini çözmesi gerekecektir."
"Nietzsche’nin amacı, insan hayatının daha gerçekçi, daha insanca ve doğasına yabancı olmayan değerlerle anlam kazanması ve insanın ezeli ve ebedi gerçekler taşıdığını iddia eden kavramlarla sınırlandırılmamasıdır."
Kitap okumadığım gün kendimi karanlıkta hissediyorum. Bir ışık parçası nasıl karanlığı yarıp aydınlatıyorsa, güneş nasıl yeryüzündeki karanlığı bir anda aydınlığa çeviriyorsa, abartmamış olayım ben de kitabı elime alıp okumaya başladığım anda böyle bir aydınlığa ve aydınlanmaya kavuşuyorum. Kitap yani okumak ruhumu, zihnimi ve kalbimi aydınlatan yegane uğraştır.
Kitap okumayanlar(isteyen okur, isteyen okumaz) her ne kadar beni ilgilendirmese de, ben okumayınca kendimi affedemiyorum. Zaten kendimi affedersem karanlığa razı olmuş olurum.