Pencereler;
evlerin gözü,
odaların nefesi,
yalnız ömürlerin dünyaya uzanan köprüsü,
yalnızlığın sokağa sarkan dallarıdır.
.
Duvarların dışarıya açılan merakı,
içeride kalanların ufka uzanan eli,
sıcak yuvaların sokağa vuran kalbidir.
Yağmur ilk onlara vurur,
karı ilk onlar karşılar,
rüzgârın getirdiği haberleri
perdelerin kulağına onlar fısıldar.
.
Sabahları ilk ışığı onlar görür,
güneşi ilk onlar kucaklar,
soğuğu ilk onlar göğsünde yumuşatır,
tap taze bir umudu buyur eder içeri,
akşamları ise son karanlığı.
Bazı pencerelerde beklemek oturur.
Yıllardır dönmeyen bir evladın yolu,
sevgiliden gelmeyen bir mektubun ümidi,
çalmayan bir telefonun sessizliği…
.
Bazı pencereler,
gözleri yollarda kalan insanların
umut nöbetidir.