Trilyonlarca olasılığı geride bırakıp, olduğumuz yere, iyisi ve kötüsüyle tam da bu hayatı yaşamaya geliyor olmamız, en azından burada vaktimizi neyle, kimlerle ve nasıl geçirdiğimizi yeniden sorgulamamız gerektigini düşündürüyor.
Büyümek dediğin zamanın geçmesiyle kendiliğinden olmuyor, keşke olsa. Acıyla, korkuyla ve belirsizliğe beklentisizce açılmakla oluyor. Ve maalesef büyümek beraberinde çoğunlukla coşkulu bir zevk değil, hep ince bir sızı getiriyor.