“Bilmeniz gereken şu ki, Marla ha.la hayatta. Marla'nın hayat felsefesi, bana söylediğine göre, ölmeye her an hazır
oluşu. Marla'nın hayatındaki trajedi ise ölmüyor oluşu.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bizim evde kayıt alma cihazıyla tanışıp dinlediği bir metni ya da müzik parçasını sonradan tekrar tekrar dinleyebilmenin mümkün olduğunu öğrendiğinde "İnsan yaşamını kaydedebilse ve tüm yaşamını bir şerit üzerinde ileri geri hareket ettirebilse, istediği yerde durdurabilse veya istediği kısımları yineleyebilse nasıl olur?" diye sormuştu. Kendi yaşamını, istediği bölümü yeniden oynatabilmek koşuluyla olduğu gibi, daha doğrusu ölümüme dek olacaklarla birlikte kabul edebileceğini söylemişti. Makineyi hangi bölümde durdurmayı düşündüğünü, özellikle de neden o bölümü seçtiğini sormaya cesaret edemedim. "Nasıl olsa söylemeyecek," diye düşündüm.
“Üniversitede öğrenci olduğum yıllarda Schopenhauerden nefret ederdim ama sonraları onun kuramlarından şu kadarını kabul etmem gerektiğini anladım: Her duygusal ilişki aslında bir saldırganlık ihtimali taşır, insan ne kadar çok kişiyle yakın ilişki kurarsa o kadar çok tehlikeye de maruz kalabilirdi. Bundan sonra bu açıdan Emerenc'i de hesaba katmam gerektiğini kabullenmem kolay olmadı, varlığı özel yaşamımın bir parçası durumuna gelmişti ve bir gün onu yitirebileceğim düşüncesi beni şimdiden dehşete düşürüyordu, eğer bunun üstesinden gelebilirsem o zaman da her yerde hazır bulunan ve hiçbir yerde tespit edilemeyen varlığıyla beni mahvedip umutsuzluğa itecek olan gölgeler ordusuna bir kişi daha eklenecekti.”