Umut Sevim

10/10
·406 syf.··
2021 61. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2021 00:54
Öncelikle şunu anladım ki feminzim bir erkek tarafından sadece anlaşılır, hissedilmez. Kitapta şuana kadar bir çok yazar ve sosyolojik tanım var ondan okurken arada zorlanabilirsiniz. Mary Wollstonecraft , Margret Fuller, Emma Goldman, Charlotte Gilman gibi bir çok femin ikonik isimler aklımda kalanlar. Kadınların toplumsal cinsiyet rolleri, iş dağılımı, ve kanun önündeki yükümlülükleri ve haklarını göz önünde bulundururduğum zaman geçmişte yazılan tiyatro eserlerindeki kadınların rolü aklıma geliyor. Romeo ve Juliette; Juliet henüz 14 yaşındaydı ve babasının istediği "Paris" karakteriyle zorla evlendiriliyodu. Birde eserde 14 yaşında anne olma ile alakalı bir cümle vardı.. Bunun haricinde Aristophanesin "Kadınlar Savaşı" tragedyası var gerçekten radikal bir feministi kalp krizi geçirttirir cinsten.. Femizim hakkında asgari düzeyde bilgi sahibi olan bazı kadın arkadaşlarımızın, tanımları ve kült düşünceleri bilmeseler bile sırf şahsi düşünceleriyle bile feminizmi tanımladıklarını farkettim bu arada. Birinci dalga feminizim 1920 li yıllarda sonlandığı bir çok feminist uzman tarafından idda edilmektedir ama sonlandığı düşünülsede aslında hala günümüzde birinci dalga feminizimin bazı özellikleri kadınlar tarafından farkedilmeden savunuluyor. Bunlara ek olarakta bazı cinsellik hakkında tabular ve Mary Wollstonecraft in "fahişe" tanımıda daha öğrenecek çok şeyin olduğunu farketmemi sağladı... Daha kitabın yarısındayım ama bakalım devamında kaç kere daha kafamı kaşıyıcağım
Feminist TeoriJosephine Donovan · İletişim Yayıncılık · 2015291 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 60. kitabı
Tartüfe 1640 lı yıllarda yazılmasana rağmen 21. yüzyılda gerçek hayatta "Tartüff " karakterini okuyoruz yada görüyoruz. Moliére in zamanında yazdığı bu eserle kiliseyi karşısına aldığı söylenir ve rahmetli Ferhan Şensoyun'da "Binbir Gece Cinayetleri" diye yazdığı bir tiyatro vardır, o dönemde çıkan bazi siyasi yada diplomatik olaylar nedeniyle oynanmadığı söylenir. Din üzerinden sömürge yapmaya çalışan bir karakter ve bunun inanları nasıl etkilediği göze çarpmaktadır. Orgon ve Madamme Pernelle karakterleri aslında bir karakteri değil bir topluluğu temsil ediyor fikrimce.. Söylenecek çok şey var ama gerçekten söylerken 2 kereden fazla düşünüyor insan.. Hemen hemen, din istismarı yapan insanları anlatan kitaplarda, "Tartüf" ü bir cümle içinde görebilirsiniz. Şahsen ben ilk Soner Yalçının bir kitabında Moliéri anlattığı bir bölümde bu eseri gördüm ve o okumaya itti beni.
Tiyatro
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma
9/10
·400 syf.··
2021 1. kitabı
Bazen televizyondan yada sosyal medyadan algılamakta güçlük çekeceğimiz "bir insan bunu niye yapar" diyeceğimiz tarzda haberler okur veya izleriz. Bu kitapta bazen bir sayfada beş kere bazen iki sayfada bir kere bunu diyorsunuz. İnsanoğlu, insani ihtiyaçlarını veya bazı hayati önem taşıyan (hastalık,açlık) kötü olayları def etmek için veyahut engellemek için kendilerine göre öyle tabular oluşturmuşlar ki vay anasını diyorsun okudukça. Hastalığından kurtulmak için kurbağanın ağzına tükürüp salanımı ararsın, hastalıktan kurtulmak için eşşeğin kulağına "bende veba var" diyip ters bineninimi yada cinsel organını büyütmek için, organına beyaz muz benzeri bir meyveyi sürtenimi... Azteklere gelene kadar anlatılacak binlerce şey var ama Azteklere gelince kolları yana düşüyo insanın nasıl ya diye.. Kısacası kitap gibi kitap, 1000 yıl önce böyleymiş 400 yıl önce böyleymiş hatta 200 yıl önce böyleymiş diyerek günümüze ibretle bakıyoruz ama şuandan 300 sene sonra biri bize bunlar ibretlikmiş diye bakacak onu net bir biçimde anladım. Birde insanoğlu Hristiyanlık/Müslümanlık/Musevilik vs. yani bir dine inana kadar, hep umudunu yada korkularını bir objeye veya bir canlıya yüklemiş (Tanrılar ın affetmesi için bir kurban vermeliyiz tarzında), kimi zaman kurtuluş birinin kalbini söküp tanrılara sunmakta kimi zamanda bir domuzun kafasını boyayıp köyden atmakta..Bazı gelenekler vardır ibretlik misal; şeytanları kovma şekli olarak ellerinde meşaleleri havada sallayıp dururlar. Sebebide şudur; Şeytanlar ve cadılar ellerinde süpürge ile tırmığa binerek gökyüzünde insanlarla dalga geçiyorlar... Bu şey değilmi ya Harry Poter filminde gökte gezen cadıların benzeri ?Fikrimce bu sebeptendir kitabın adı "Günah Keçisi". En son olarkata bonus olarak verilen bir kısım var; Hz.İsa nın çarmıha gerilme
Günah KeçisiJames G. Frazer · Pinhan Yayıncılık · 201928 okunma
9/10
·248 syf.··
2021 37. kitabı
Günümüzde ki insan ilişkilerinde yokluğunu genelde hissettiğimiz ama iş yapmaya gelincede; işimize gelince yada arada yaptığımız "empati" duygusu incelenmiş. İçerik olarak; psikolojik terimlerde aşırı boğulmamış dili sade ve anlaşılırdı bana göre.("Psikanalizin Bunalımı" ile karşılaştırdım) Kitapta empati seviyeleri, empati yoksunluğu olan bazı vakaların hikayeleri ve gözlemler anlatılmış. Bunlar haricinde ise emaptinin tıbben açıklaması ve genel olarak empatinin ne olduğu anlatılmış. Tek bir sorun var; kitabın bir bölümünde empati katsayı seviyenizi ölçen bir test var. Testi birine yaparsanız eğer, bazı soruların cevapları dürüst verilmiş cevaplar olmayabiliyor.
Kötülüğün AnatomisiSimon Baron-Cohen · Say Yayınları · 2016141 okunma