"Annemin ev elbiselerinden birini okul önlüğüne dönüştürmüştük sol tarafına dörtgen bir lekenin bulaşmış olması korkunç geliyordu bana. Onu fark edip beni küçümsemenden korkuyordum: bu yüzden merdivenlerden yukarı çıkarken lekenin üzerine okul çantamı bastırıyordum:onu görebileceğin korkusuyla bedenim titriyordu. Fakat çok aptalcaydı bu yaptığım: Bana bir daha hiç, neredeyse hiç bakmadın ki."
"Ateşe dalmış gibiydim. Bu şefkatin yalnız bana karşı olduğuna inanıyordum ve o tek bir saniye içinde içimdeki kadın, henüz tam yetişkin olmayan o kadın uyandı ve o kadın sana sonsuza dek aşık kaldı."
"Gittikçe büyüyen karmaşaya doğru merakla yaklaştım, uşak beni uzaklaştırmıyor ama cesaretlendirmiyordu da: bu nedenle hiç birine dokunmaya cesaret edemedim, oysa bazılarının yumuşak derisini hisetmeyi çok isterdim. Yapabildiğim tek şey ürkekçe bakmaktı."