"O kadar ateşin ve sıcak şeyler söylüyorum ki o kadar mustarip ve bedbaht bir İhsan, onun sevdasıyla ölen bir İhsan tasvir ediyorum ki tahayyül ettiğim acıklı şeylerle kendim de ağlamaya başlıyorum.."
"Ona bakarken içimde ağlamaya benzer bir tebessüm hasıl oluyor.
Ona 'Teneke Asker' diye bağırmak istiyorum. Hani Andersen'in masalında bir oyuncak teneke asker vardır. Masanın üstündeki oyuncak kıza aşık olur. Bacağı yoktur fakat tavrı pek asker ve kendisi mert bir oyuncaktır. Bir gün hizmetçi kız onu kaza ile sobaya atıyor. Çıkardıkları vakit teneke vücudunu küçük kalp şeklinde buluyorlar. İhsan'ı ona benzetiyorum. O da şu seyyardaki yeşil gözlü kıza aşık;onu karşıki dağdaki ateşe atacaklar o da eriyecek ve kalp şeklinde, acı bir kalp şeklinde toprağa düşecek.
Ah sevgili, çelik asker!
"Öyle inanan ve mesut bir tebessümü,
öyle gençliğinin ve sevdasının muvaffakiyetine kanaati vardı ki birdenbire onunla kendi aramda acıklı bir *müşabehet buldum.."