Bazen, bazı günler, bazı insanların ölmüş olmasını dilersiniz. Öpecek bir toprak,kaçacak bir yer, anlatacak birine sahip olabilmek adına.
En zorudur,nefes alan birinin yokluğu.
En zorundan bile daha zordur, size ölmüşsünüz gibi davranan birini varlığı.
Insan kaderini seçebilseydi keşke, en azından bir kısmını. Babasını, annesini, çocukluğunun tadını seçebilseydi.
Kendi karar verebilseydi, çekeceği acının miktarına ya da ne bileyim işte...
Boğazım düğüm düğüm
Boşluğundayım bu dünyanın.
Darağacına asılmış bir beden kadar hissizim.
Hem bağıra bağıra ağlamak geliyor içimden,
Hem öylece susmak,tek kelime bile etmeden.
Bizler,
Sevinçleri kursağına dizilmiş çocuklarız.
Ertelendik.
Hep bizden önce,
Bizden önemli işleri vardı büyüklerimizin.
"Uygun olmayan şartlar altında yetiştirildik!"
Annelerimizden terlik değil,
Hayatlarımızdan tekme yedik.
Erken tanıştık kendimizle,
Kendimizi taşımaya erken başladık.
Hepinizden fazla hata yaptik,
Çünkü
Hepinizden daha cesur olmak zorundaydık,
Korksak bile karanlıktan,
Işıklarımızı yakmaya yetmedi boyumuz,
O tuhaf ürpertiyi hiç unutmasak da,
Alıştık.
Hepinizden daha hızlı koşabilirdik...
Ayağımız takıldığında,
Kaldıracak bir el bulabilseydik.