Adelin

Adelin
@Umutsuzlukta
Çocukluğum beni kapının ardında unuttu.
"Lotus çiçekleri bataklıkta yetişir. Buna rağmen yaprakları hiç kir tutmaz, üzerine konan tozu kendisi temizler. Dünyanın en temiz çiçeğidir, bataklıkta yetiştiğine inanamazsın. Saftır, tertemizdir ve mis gibi kokar." Duraksadı ve gözlerimin içine baktı. "Sen bataklıkta yetişsen dahi, tertemiz kalan bir lotus çiçeği gibisin." Daha da artan gözyaşlarımı hiç üşenmeden tek tek sildi. "Sen benim lotus çiçeğimsin..."
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Eskiden böyle değildi.Şimdi gözümü kapatıyorum sen, uyanıyorum sen, gece sen, gündüz sen, ay sen, güneş sen, her yerde sen; tüm varlığıma sızmışsın..." Alnını alnıma dayadı. "Ne ara böyle oldu, ne ara böyle sindin içime?"
Kitap Alıntısı
Ellerimin soğukluğunu fark edince alnındaki kavis daha da belirginleşti. "Ellerin buz gibi?" Onun tok sesindeki endişeyi hisseder gibi olunca ne diyeceğimi bilemedim. Masadaki deftere uzandım hemen, kendimi açıklamak ister gibi hızla yazdım. "Havadan değil, benim ellerim hep soğuktur, hep üşür." Kuvars Bey yüzündeki ifadeyi bozmadan sordu. "Neden?" "Bilmiyorum. Benim ellerim kendimi bildim bileli böyledir, çok soğuktur," diye yazıp ona uzattım. "Soğuk, kendimi bildiğimden beri benim bir parçamdır," demek istedim ama sadece içimden söylemekle yetindim. Defteri ve kalemi masaya bırakırken Kuvars Bey'in çatık kaşları mümkünmüş gibi daha da çatıldı. Bir anda onun sıcak ve iri avuçları benim küçük ellerime uzandı ve sıkıca kavradı. Ben hayretle onun gözlerine bakarken Kuvars Demirhan, tuttuğu ellerimi kendine doğru çekti ve onları hiç bırakmadı. Kalbim deli gibi çarparken, "Ben tutarım ellerini," dedi aniden. "Üşümez hiç."
Umut edebilmek insanlığa verilmiş en büyük nimet. En zor gecenin karanlığında, en çıkılmaz yolun ortasında, her tökezlediğinde, devam etmek zorunda olduğunu bildiğinde ama tükendiğini hissettiğinde seni ayağa kaldıran, senin elinden tutan tek duygu. Kimilerimiz için yeni bir güne başlama sebebi, kimilerimiz için ise bizzat yaşama sebebimiz. İnsanı büyüten, iyileştiren, şifa veren , koruyan, yaralarını saran, o yaraların bıraktığı izleri silen, ayağa kaldıran, devam etmesini sağlayan büyülü bir nimet.
Bazı ruhlar kendilerini hiçbir yere ait hissedemez de ilk göz göze geldikleri anda evlerini bulurlar.