Haruki Murakami kadar muhteşem bir yazar görmedim. Romanlarındaki gizem ve yoruma açık oluşu her zaman beni büyülüyor.
Kitapta Tokyo’da karanlıkta sonra sokaklarda yaşanan gizli hayatlardan bahsediyor.
Kitaptaki (bir karakter hariç) tüm karakterlere bayıldım. Herbiri tüm karamsarlıkları ve hayattaki amaçları ile çok gerçekçiydiler ve beni tam anlamıyla büyülediler.
Mari ablası ile olan sorunlar ve ailesinin yıllardır kendisine olan tutumuna ve hayatı boyunca onu rahatsız eden tüm düşüncelere dayanamayıp tüm geceyi dışarıda geçirmeyi karar veren 19 yaşında bir kız.
Takahaşi öksüz olan ve müzikten sonra kendine yol çizmiş olan bir genç.
Ve Mari Takahaşi ile tanıştıktan sonra gecesi beklemediği yönde ilerlemeye başlıyor. Önceden fark etmediği şeyleri fark ediyor, peşini bırakmayan düşüncelerle yüzleşiyor ve eve döndüğünde bambaşka biri oluyor.
Her zaman karakter gelişimi olan içerekileri kendime daha yakın bulmuşumdur. Siz de öyleyseniz bir şans verin kitaba
Kütüphanede bulduğum güzel parçalardan biriydi ve çocuk kitabı olduğunu sonradan fark ettim ama zaten çocuklar için ağır geleceğini düşündüm daha çok 14-15 yaşlar gruplara uygun hatta kesinlikle okumalılar. Çünkü kitap nezaketi ve erken yaşta omuzlarımıza binen ağırlığa yetişkin olma yolunda alışkanlık edinmemiz ve de hissetmeden yaşamaya başladığımızı anlatıyor. Kendi kendimize hayatımızı nasıl zehir ettiğimizi ve masmavi hüzünlerle dolu gökyüzüne bakacak vakit bile ayırmaz oluyoruz.
Ayrıca ressamlık hakkında kitaplar da hep beni çekmişti keşke bu kitaba lise yıllarımda rastlasaydım çünkü tam o zamanlar bana cesaret verecek türden bir kitap.
Şimdi gelelim konuya:
İlhamını kaybetmiş bir ressamın her zaman oturduğu parkta farklı görünümlü bir adamla tanışması ile başlayan kendine, özüne dönüş macerası.
Herkesin şans vermesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum bana Ghibli Studio havası verdi öyle içimi ısıttı ve kalbime dokundu.