Yaşama verilen anlamdaki hataları gidermenin tek yolu, yanlış anlamlandırmanın gerçekleştiği koşulları yeni baştan ele alıp
üzerlerinde enine boyuna düşünmek, yapılmış yanlışı görmek ve kavrayış
şemasında düzeltmeye gitmektir.
Beş yaşının sonuna doğru bir çocuk, davranışları için tutarlı ve sağlam bir örnek, sorun ve ödevlere yaklaşımda kendine özgü bir üslup geliştirmiş olur.
Yalnızca bir tek kişi için anlam taşıyan bir sözcük, gerçekte anlamsızdır. Amaçlarımız ve eylemlerimizde de durum böyledir: Bunlardaki biricik anlam, başkaları için
taşıdıkları anlamdır. Her insan önemli biri sayılmak için uğraşır; ama bizim
bütün önemimizin başkaları için yaptığımız yararlı işlerden oluştuğunu
görmemek yanılgıdan başka bir şey değildir.
Bireysel psikolojinin bildiği hiçbir yaşam sorunu yoktur ki iş güç, toplumsallık
ve cinsellikten oluşan bu üç temel sorundan birine indirgenmesin. Özellikle bu üç ödev karşısındaki tavır ve tutumuyla, içimizden her biri, yaşamın anlamına
ilişkin en içtenlikli inancını bütün açıklığıyla dile getirir.