İnsan en çok da kendi kendisini kırıp, parçalara ayırıp, kendi kendisine kör gibi davranıp, kendi kendisinin kıyameti olunca ona verilen en büyük cezasının kendisi olduğunu anlıyordu. Bazen insan o kadar kuruturdu ki kendini, bir daha hiçbir bahar yeniden yeşertemezdi; insan kendi kendisinin güzüydü.
"Her şeye rağmen hâlâ seviyor musun onu?"
"Karnımdaki çocuk senin dese, eline bile dokunmadığım hâlde inanacak kadar seviyorum onu." Alnını elinin üst kısmına bastırınca yüzü gözlerimin önünden kayboldu. "Kırk farklı dağda, kırk farklı parçamı, kırk ateşte yaksalardı keşke."