Yiğit

Yiğit
@UnderHisEye
M.D.
Lisans
İstanbul
130 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Selçuk Uygur'un Kaleminden...
10/10
·400 syf.··
2024 1. kitabı
Türkiye’de son dönemde 2. Dünya Savaşı’na yönelik yükselmekte olan ilginin son meyvesi Rommel – Bir Yaşam Öyküsü sonunda raflardaki yerini aldı. Çöküş, Hitlerin Generalleri Konuşuyor, Savaş Günlükleri, Kardeşler Takımı, Vatan ve Führer için, Fotoğraflar I. ve II. Dünya Savaşı gibi Dünya genelinde ilgiyle karşılanmış olan eserleri çevirerek Türkiye’deki 2. Dünya Savaşı külliyatına gör ardı edilemez bir katkı sağlayan Selçuk Uygur’un ise Operasyon Mussolini’den sonra yazar olarak kaleme 2. eseri Rommel – Bir Yaşam Öyküsü karşımızda durmakta. Öncelikle içinde yer almadığımız popüler bir savaşın muhtemelen en çok tanınan komutanı hakkında bir eseri kaleme almak gerçekten cesaret isteyen bir iş olsa da yazan kişi Selçuk Uygur olunca bu durum artık işin doğası haline geliyor. Peki böyle bir eserin kaleme alınması gerekli miydi? Erwin Rommel hakkında bilinenlerin çoğunun kulaktan dolma bilgilere, şehir efsanelerine, spekülasyonlara ve hamasete dayandırıldığı günümüz zamanında elbette gerekliydi. Hele ki kıraathane seviyesindeki Rommel balon bir askerdi vs. Afrika Cephesinin efsane komutanı Çöl Tilkisiydi tartışmaları sürüp giderken böyle bir eserin okuyucuyla buluşması kaçınılmazdı. İşte bu noktada bir askerin harp meydanındakinin yaşantısının yanı sıra çocukluk dönemini, o dönemki sosyo-politik iklim yansımalarının da kitapta yer alması daha eserin başındayken ufkunuzu bir kat genişletiyor. Mühendis olmak isteyen 13 – 14 yaşlarındaki sıradan orta sınıf bir Alman ailesine mensup bir oğlan çocuğu nasıl halen günümüzün en çok konuşulan ve anılan Mareşallerinden birine gelmişti? İşte bu eser sizi bu yolculuğa çıkarıyor. Yaşantısı sevinçleri, üzüntüleri, hayal kırıklıklarıyla beraber iradesi sarsılmaz bir Mareşalin aynı zamanda insani yönlerini de görüyorsunuz. Kitabın I ve
Tarih
RommelSelçuk Uygur · Kronik Kitap · 202475 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·592 syf.··
2021 23. kitabı
Üstat Selçuk Uygur'un çevirisi ile 2. Dünya Savaşı külliyatında eksik kalan bir noktaya konmuş olan bir sağlam tuğla daha. Aslında bu kitabın öncesinde Hüsrev Gerede'nin 1939 - 1942 yılları arasındaki Berlin Sefareti anılarını okuyarak bu esere başlamayı düşünüyordum ama merak kediyi bu sefer öldürdü, nefsime yenildim diyelim. İşin şakası bir yana 2DS üzerine sürekli çeşitli kaynakları fırsat buldukça okumaya çalışıyoruz ama farkında olmadan bazı soruları da kendimize sormadan da öyle geçip gidiyoruz. İtiraf etmem gerekirse Çöküş'ü okuyana kadar Almanların imha derecesinde savaşa devam etmelerindeki motivasyonun sebebini ben de kendime sormamıştım: Sahi süreç belli, netice belli. Eee? Bu soru çok basit ve cahilce sorulmuş gibi görünebilir ama alınan cevaplar hiç de öyle değil. Kitap bu soruya çok katmanlı ve çok yönlü açıdan cevap veriyor, "untermensch" olarak kabul edilen en alt halk tabakalarından tutun, sıradan halktan en üst reich kademesine kadar hatta yeri geldiğinde kişi bazlı da olmak üzere, tabaka tabaka olaylara bakış açılarını kronolojik bir biçimde sağlam kaynakçalara başvurarak okuyucunun önüne cevapları çeşitli etiksel ikilemlerle beraber sunuyor, öyle ki ben olsam ne yapardım acaba diye düşünmeden edemediğiniz ama cevaplarının da sizde olmadığı soruları kendinize sorarken buluyorsunuz. Kaynakça demişken, kitabın neredeyse her sayfasında bir atıf mevcut, bu yönüyle bile konunun nasıl derinlemesine ve ciddi ele aldığını görmüş oluyorsunuz. Çeviriye gelecek olursak, edeceğimiz en ufak bir iltifatla bile Selçuk Uygur'a ayıp ederiz gibime geliyor. Cümle kurulumlarından kitabın ne kadar ağır dille kaleme alınmış olduğunu okurken bile hissedebiliyorsunuz ama işte bu noktada da tecrübe konuşuyor, kitap sizi kesinlikle okurken yormuyor, çeviriye bir kez daha
Tarih
ÇöküşIan Kershaw · Kronik Kitap · 2021119 okunma
9/10
·196 syf.··
2022 1. kitabı
Oruç ve Hayrettin kardeşler hakkında az kelimeliyle de çok şeyin anlatabildiğinin kanıtı olan sağlam bir araştırma tarih kitabı, üstelik kaynakça tamamen batılı ve dolayısıyla ön yargılı kaynaklara dayandırılmasına rağmen ortaya objektif bir eser çıkmış. Özellikle Preveze deniz savaşı bu kadar basit, yalın ve anlaşılabilir bir şekilde anlatılabilirdi. Barbaros'un hayatını okumak isteyenler için gayet ideal bir eser.
Tarih
Padişahın Amirali - Barbaros HayreddinErnle Bradford · Doğan Kitap · 201035 okunma
10/10
·1304 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Tek Adam serisi, Andrew Mango'nun, İlber Ortaylı'nın ve Turgut Özakman'ın Atatürk üzerine yazdığı kitaplar okuduktan sonra artık Nutuk'u okumanın vakti ve sırası gelmişti. En azından ben öyle düşünüyordum. Bu sefer de nereden okuyacağımı araştırıyorken birden karşıma Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk çıktı, tabii ya neden daha öncesinde aklıma gelmemişti ki? Proje Danışmanı olan Sinan Meydan'ın önsözü ise aklımda ne kadar soru işareti varsa hepsini gidermişti. Elimdeki eser, görselleri, o an ki konuya ilişkin hatıratları ve o an bahsi geçen insanların kısa biyografileriyle değerlendirildiğinde komple bir yapıttı, okuyucunun okumasını kolaylaştırmak adına gereken herşey yapılmıştı. Eserin cilt ve baskı kalitesine gelince de diyecek kelime bulmaktan acizim, gerçekten esere yakışan düzeyde bir kalite burada da söz konusu. Tüm bunlara rağmen Nutuk ağır bir eser. Bu ağırlığın sebebi de aslında anlattığı dönemdeki sıkıntılarda gizli, çünkü eser aslında neyi neden yapıldığının detaylı bir hesabını Türk Milletine sunuyor. Yukarı da ismi geçen kitapları okumuş olmama ve Milli Mücadele'nin genel konseptine hakim olduğumu düşünmeme rağmen ilk defa öğrendiğim pek çok detay vardı, itiraf etmem gerekirse yer yer zorlandığım sıkıldığım yerler de olmadı da değil. Bundan ötürü tarihi sevmeyen ve alakası olmayan bir insanın eline aldığında kolay kolay okuyabileceği bir eser değil, ha keşke herkes eline alsa, okumaya çalışsa da ne zorluklarla bugünlere gelindiğinin ciddiyetini idrak edebilse ama zor. Kitabın ilk yarısı Atatürk'ün Samsun'a çıkışından T.B.M.M'nin açılışına kadar süreci kapsarken, 2. yarısı ise T.B.M.M'den Cumhuriyetin ilanı ve az da olsa sonrasında yaşananları anlatmakta. Özellikle ilk kısımda bahsi telgraf yazışmaları eserde oldukça yer almakta, neticede ortada bir
Hatıratlarla Karşılaştırmalı NutukMustafa Kemal Atatürk · İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları · 202091 okunma
10/10
·789 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Ömrünü Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk'ün doğru anlatılması ve anlaşılması üzerine adamış Turgut Özakman'ın Atatürk eksenli, yıllardan beri süre gelen saçma sapan iddialara teker teker, belge belge cevap verdiği enfes bir çalışmanın ürünü olan mükemmel bir yapıttır kendileri. Hani yeri geliyor o kadar absürt ithamlar ki, "abi yeminle buna cevap vermeye değmez" diyorsunuz ama artık öyle bir noktadayız ki cevap vermesen o iddialar alıp başını gidecek. İşte bu nedenle hiçbir şekilde güncelliğini yitirmeyecek ve eskimeyecek bir eser kendisi. Turgut Özakman o iddiaların cevaplarını o kadar güzel veriyor ki, bazen o saçma iddiaları es geçerek direkt kendisini okumak istiyorsunuz. Kaynakça harici 800 sayfa civarı olan içeriğine baktığınızda ise kitap 1. Dünya Savaşı'ndan başlayarak (Filistin - Çanakkale), Atatürk'ün Samsun'a çıkışından, Lozan ve sonrasına kadar uzanan geniş bir süreci kapsamakta, özellikle Vahidettin ve İstanbul Hükümeti'nin olaylar karşısındaki tutumu kitabın başlığında yer almayı hak edecek kadar kitabın içeriğinde de kendine yer bulmuş durumda. Çerkez Ethem'in, Kazım Karabekir Paşa'nın anılarına da ayrı bir parantez açılarak mevcut iddialara cevap verilmiş. Sanırım yeni basım olan kitaplarda bu detaylara ek olarak "Mustafa" filmine yönelik eleştriler de mevcut. Kitabın üslubuna ve içeriğine gelecek olursak dili sade fakat içerik olarak ağır olmasa da yoğun bir eser. Detaylar fazla olduğundan konuya hakim olmayan okuyucular kitabın içerisinde kaybolması büyük ihtimal, genel olarak milli mücadeleye bir hakimiyet gerekli, bu yoksa eğer buradaki bilgiler birbirinden kopuk kopuk ve alakasız bir şekilde akılda kalacaktır. Bunun ötesinde Milli Mücadeleye hakim olan birisinin bile "demek böyle bir varmış" diyeceği, hayatında ilk defa duyacağı tarihi
Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli MücadeleTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 2018185 okunma