Benim Payım Ne?
Bir derviş, yıllarca emek verdiği dergâhında bir gün içten içe sitem etmeye başlamış:
“Ben herkese hizmet ediyorum, herkes için koşturuyorum… Peki benim payım nerede?”
Bu hâlini fark eden şeyhi onu huzuruna çağırıp şöyle demiş:
“Evladım, bil ki kullukta iki büyük tehlike vardır:
Biri yaptığını beğenmek…
Diğeri karşılık beklemek.”
Sonra önündeki kandili gösterip:
“Şu kandile bak. Etrafı aydınlatır ama kendisi hep erir. Hiç ‘Ben niye eriyorum?’ diye şikâyet eder mi?
Çünkü bilir: Aydınlık onun vazifesidir.”
Derviş başını öne eğmiş, gözleri dolmuş.
Şeyhi son sözünü sessizce nida eylemiş kulağına:
“Sen aydınlatmaya bak evladım…
Payın, Hak katında saklıdır.
İnsanların görmemesi kayıp değildir; Allah’ın bilmesi kifâyettir.”
Hisse:
İnsan bazen yorulur, anlaşılmadığını düşünür, emeğinin görünmediğine inanır.
Ama Hak yolunda yapılan hiçbir iyilik kaybolmaz.
Görünmeyen, unutulan, değer verilmeyen her şey… aslında Allah’ın defterine yazılır.