Mehmet Yıldız’ın Ya Baki Entel Baki eseri, modern bireyin kimlik arayışını, içsel çatışmalarını ve hayata anlam yükleme çabasını işleyen bir metin olarak dikkat çeker. Bu arayışın İslamî perspektiften okunması, kitabın temel metaforlarını daha geniş ve derin bir zemine taşır.
Eserin adında yer alan “Ya Baki”, Esmâü’l-Hüsnâ’dan el-Bâkî (ebedî olan, sonsuz kalan) ismine bir göndermedir. Kitabın temalarını İslami çerçevede düşündüğümüzde bu yönlendirme daha da önem kazanır: Değişken dünyanın içinde “bâkî” olana tutunmak, insanın fıtratındaki sükûnet ve istikrar arayışıyla doğrudan ilişkilidir. “Entel Baki” ise modern bireyin entelektüel özentileri, zihinsel savruluşları ve dünyevî anlam kurma çabalarını temsil eder. Böylece kitap, bâkî olanla fanî olan arasındaki gerilimi merkezine alır.
Yıldız’ın metni, kimi zaman ironik, kimi zaman hüzünlü bir tonda ilerlese de, özünde insanın hakikatle ilişkisi üzerine düşündürür. İslami bakış açısıyla okunduğunda bu hakikat arayışının Kur’ân’ın “hak ile batılın ayrılması” temasına yaklaştığı görülür. Modern kültürün parıltılı ama boş söylemleri ile insanın ruhunda yankılanan asli hakikat duygusu arasındaki çatışma, eserin satır aralarında sürekli hissedilir.
Kitaptaki karakterler ve anlatıcı, modern dünyanın “kimlik” dayatmalarına karşı bir bocalama içindedir. Bu bocalama, Kur’ân’ın tarif ettiği “nefsin terbiye edilmemiş hâli”nin karmaşasına benzer; arayış vardır ama yön pusulası net değildir. Bu nedenle kitap, İslami bağlamda değerlendirildiğinde, insanın fıtratına dönme çağrısı olarak da okunabilir. Zira fıtratın sesini susturan modern alışkanlıklar, entelektüel kibirler ve geçici hevesler kitap boyunca alaycı bir dille ele alınır.
Yazarın mizahı ve ironisi, sadece eleştirmek için değil; insanın kendi üstüne düşünmesini sağlamak