"İslam dini kolaydır. Bu din, kendisini zora koşan herkese galip gelir. Buna göre doğruluktan ayrılmayın. Haktan ayrılmayın verilen müjdeler ile sevinin. Sabah serinliği İle akşamdan ve gecenin ilk saatlerinden yararlanın (müsait zamanlarınızı ibadette kullanın)."
Bizler cennet yalnızca ahirette var gibi düşünsek de Mümin için iki cennet vardır. Biri bu dünya hayatından sonra ahirette kavuşacağımız cennet, diğeri ise bu dünyada ruhumuzun içinde tohum halinde saklı olan cennettir. O cennet ise ancak Allahı (c.c.) keşfettikçe o keşfetmenin lezzetini fark ettikçe ortaya çıkar. Demek ki bu hayatta yemek içmek ve gezmekten daha derin lezzetler vardır. İmanda, dünyayı cennete çeviren bir sır vardır.
"Allah Teala (Celle Celalühü)buyuruyor ki kim benim dostlarımdan birine düşmanlık ederse ona kesinlikle savaş açarım. Kulumu bana yaklaştıran sebeplerin benim katımda en sevimli olanı ona farz kıldığım ibadetlerdir. Kulum Bana nafileler aracılığı ile yaklaşa yaklaşa sonunda onu severim. Ben onu sevince işiten kulağa, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse veririm. Eğer bana sığınırsa onu kesinlikle korurum."
"Sahipsizlik, bu dünyadaki en zor şeylerden biridir. Annesi ölmüş sahipsiz bir çocuğa dünyaları da versek yüreğindeki o boşluğu dolduramayız. Ama ona annesini getirsek dünyalar önüne serilmiş gibi mutlu ederiz. Çünkü anne sığınacak limandır, şefkat kahramanıdır. Tüm annelerin şefkati ise ancak bir lem'a-ı tecell-i rahmettir. Madem öyledir, annesini bulanın hayatı değişirse Rabb'ini bulanın neyi değişmez ki? Zira hakiki lezzet ve saadet Allah'ı (C.C.) bulmak bilmek ve O'nu (C.C.) sevmekten geçmektedir. Peşinde koştuğumuz işte, dükkanlarda, makamlarda, zenginliklerde, güzelliklerde, kariyerlerde değildir."
"Evet, şu perişan dünyada, âvâre nev-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta, sahipsiz, hâmisiz bir surette, âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder?"