Untitled

Untitled
@Untitledd1
İstanbul Darülfünunu
İlelebet Öğrenci
25 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Hz. Hüseyin
Hz. Hüseyin'in mübarek başının nereye defnedildiğini hala tartışıyor Müslümanlar. Medine'de Bakî Mezarlığın'a, Necef'te babasının yanına, Kûfe dışında bir yere, Kerbela'da cesedinin konulduğu kabre, Dımaşk'ta bilinmeyen bir yere, Rakka'ya, hatta Kahire'ye... Hayır, hayır; doğrusu, Hz. Hüseyin'in mübarek başının mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanların omuzlarının üstünde olduğudur.
Reklam
Hz. Hüseyin
Şöyle seslenmişti bir gün sevenlerine: "Olup bitenleri görüyorsunuz. Dünyanın rengi değişti; tamamen erdemden yoksun hale geldi. İyiliklerin tortusu kaldı yalnız. Görmüyor musunuz! Hak ve doğru, yerin altına gönderildi. Bilerek batıl işler peşine düştü insanlar. Kötü gidişi önleyecek kimse kalmadı. Zaman, her müminin Allah için hakkı savunma zamanıdır. Şehit olmak istiyorum. Zalimlerle bir arada yaşamak da zulüm değil mi!"
Hz. Hüseyin
Melekler alemi, cennet gençlerinin efendisi olacak bu çocuklarla ilgisini doğumlarından sonra da devam ettirdi. Hayatlarının her safhasında izlediler onları. Oyunlarına bile dahil oldular. İki kardeş güreş tuttuklarında Efendimiz, Hz. Hasan'ı teşvik edince anneleri Hz. Fatıma, "Ya Resulallah! Büyük olmasına rağmen Hasan'ın tarafını tutuyorsunuz. Küçüğe yardımcı olmak daha uygun değil midir?" diye serzenişte bulundu da Hz. Peygamber'den şu sarsıcı cevabı aldı: Ya Fatıma! Cebrail Aleyhisselam, Hüseyin'e yardım ediyor. "
Hz. Hasan
Güzel ahlakın ne olduğu sorulduğunda verdiği cevapsa bir güzellik özeti olarak hafızalarda yerini aldı: "Doğru söz, talepte bulunana ihsan, güzel davranış, sıla-i rahim, komşu hakkında utanmak, arkadaş hakkına riayet, misafire ikram ve nihayet bunların tacı haya." Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen Peygamber'in Hasen'iydi o. Her ne kadar dedesi vefat ettiğinde sekiz yaşındaysa da alacağını almıştı o büyük hazineden. Öyle ki dedesi yanında olmasa da O'nun ruhunu her hareketiyle yansıtıyordu aynasında..
Sayfa 76·Kitabı okudu
Ummu Seleme
Aşıktı Efendimiz'e ve O'nun sözlerine! O'ndan bir hadis duymak, O'ndan bir hadis aktarmak hayatın bütün meşgalelerinden önemliydi. Bir gün tam saçlarını yıkayacağı sırada Hz. Peygamber'in sesini işitti. Kâinatın Efendisi minbere çıkmış sesleniyordu müminlere, "Ey insanlar!" diye. Bu iki kelimeyi duyar duymaz sarsıldı Ummu Seleme. Elindekileri bir tarafa atıp camiye doğru koşmaya başladı. Bir yandan koşuyor, bir yandan da şöyle söylüyordu: "Biz insan değil miyiz!" :)
Sayfa 69·Kitabı okudu
Reklam