Untitled

Untitled
@Untitledd1
İstanbul Darülfünunu
İlelebet Öğrenci
25 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Hepimiz İdam Mahkumuyuz
9/10
·126 syf.··
2021 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 17:40
Victor Hugo'nun okuduğum ilk kitabı "Bir İdam Mahkumunun Son Günü". Hayatımda okuduğum en ilginç önsöze sahip. Yazar bu önsözde alışılmadık bir tarzda kendisi ve kitabı hakkında bilgiler veriyor. Sadece bu önsöz için bile klasik olmayı hak ediyor. Ama en çarpıcı noktası yazarın önsözde bir karakterin ağzından söylediği şekilde " kabus gibi bir kitap" olması. Romanın ana karakteri hakkında o kadar az şey biliyoruz ki. Bu kadar az şey bilirken sadece bir cümleyle kitap sizi birden karaktere büründürüyor: "Bütün insanlar, günü belirsiz bir infaza mahkûmdurlar" Hepimiz aslında hayat yolunda yürüyoruz. Yolun sonunda bir darağacı var. Adı ölüm... Çevremizdekileri teker teker elimizden alıyor. Sırası gelen gidiyor ve biz de biliyoruz ki bir gün sıra bize de gelecek. İşte bu noktadan itibaren kitabın seyri değişiyor. Birden o idam mahkumu bir isim ve bir geçmiş kazanıyor. Sizin isminiz, sizin kimliğiniz.. Yani en azından benim için öyle oldu. Sanırım bu yüzden okumam bu kadar uzun sürdü. Okudukça, o ölüm saatinin beni beklediği aklıma geldikçe hayatımın zevkleri acılaşmaya başladı. Hugo ile idam konusunda birebir aynı düşünceleri paylaşmasak da idam mahkumunu coşku ve şölen ile karşılayan halk konusunda aynı dehşeti hissediyoruz sanırım. Suçlu dahi olsa bir insanın kanı üzerine atılan kahkahalar geçmişin ve dahi günümüzün en büyük psikolojik hastalığı olmalı. Kısacası kafanızda hacminden büyük fikirler meydana getiren güzel bir kitap... Okuyun, okutturun.
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Anonim Yayınları · 2013152,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kelema muhatap olurken, insanın dikkat etmesi gereken dört husus vardır : mütekellim, muhatap, maksad, makam. Yani, kim konuşuyor, kime konuşuyor, hangi amaçla konuşuyor ve ne konuşuyor? İşte, bugün ortaya konulan asrî 'Kur'an araştırmaları'nın büyük çoğunluğunda, yalnızca 'makam' kısmı vardır; yani ayetlerin mevzuu, onların ne söyledikleri... Oysa en başta gelen, konuşanın kim olduğudur; ama bu husus nazarlarda hiç tartışılmaz bile. ....
Sayfa 59·Kitabı okudu
Bir sınavda olduğumuzu varsayalım; öğretmen önümüzdeki bilgisayarda bir gül resmi gösterir ve yorumlamamızı ister. Gül resmine ilişkin yorumumuzu bitirdiğimiz sırada öğ­retmen bir tuşa basar; önümüzdeki gül resmi saksıda bir gül resmine dönüşür. Artık yeni bir durum ile karşı karşıyayız­dır; gül resminin bağlamı değiştiğinden yorumlarımızda yeni duruma göre biçim kazanır. Öğretmen oyununu devam ettirir ve yeni resme ilişkin yorumumuz biter bitmez tuşa tekrar basar ve önümüzdeki resim bir kadının elinde tuttuğu saksı­daki bir gül resmine evrilir. Sürecin bu biçimde devam ettiğini düşünelim ve yukarıdaki varsayımı sürdürelim: Duvara asılmış çerçevede bir kadının elinde tuttuğu saksıdaki gül resmi; bir çocuğun okuduğu kitapta bulunan resimdeki duvara asılmış çerçevede bir kadının elinde tuttuğu saksıdaki gül resmi; gazete okuyan bir adamın gazetesindeki fotoğrafta bir çocuğun okuduğu kitapta bulunan resımdeki duvara asılmış çerçevede bir kadının elinde tuttuğu saksıdaki gül resmi; bir gemide seyahat eden, gazete okuyan bir adamın gazetesindeki fotoğrafta bir çocuğun okuduğu kitapta bulunan resimdeki duvara asılmış çerçevede bir kadının elinde tuttuğu saksı­daki gül resmi .... Başımıza gelen durum son derece açık: Yorumumuz her bittiğinde, yorumumuza konu olan resmin aslında daha büyük bir resmin parçası olduğunu fark etmek!
Felsefe
Küresizlik Sorunu
Bilinmelidir ki, hissiyâtta hassâsiyet, haysiyeti olan kişiye özgüdür; başka bir deyişle, duyu ve duyguda duyarlı olmak ancak makûlâttan (düşünce) kaynaklanan bir duruşu, bir bakışı, bir yaklaşımı, bir görüşü ve bir yönü bulunan kişi için mümkündür.
Sayfa 82 - Ketebe·Kitabı okudu
Felsefe
Ben sevdim ama yine de siz bilirsiniz
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
Bu kitabı alırken çok fazla bir beklentim yoktu. Elime geçince de biraz inceledim. Sanırım ağır ağır ilerleyecek bir kitaba benziyor diyip kitaplığıma koydum. Geçenler de öylesine bir elime almıştım ki elimden bırakamadım. 2 günde bitirdim kitabı Roman okusam bu kadar hızlı bitmezdi . . Daha önce "Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor" isimli kitabı anlatırken beklentimi karşılamadı demiştim. Bu kitabı okurken aslında o kitaptan ne beklentimin olduğunu anladım. O kitapta hadis usulünden ziyade daha çok "Peygamberin sav sözlerinin dindeki yeri nedir? Bağlayıcılığı nedir? Hadisleri islamdan çıkarırsak ne olur? En çok hadis rivayet eden sahabe Ebu Hureyreye yönelik karalama kampanyasının ümmete zararı nedir?" gibi daha çok manevi kısmını ele almış. Hadis karşıtlarının bir bir itirazlarını çürütürken daha çok manevi açıdan yaklaşmış olaylara. Fakat hadis usulünü bilmeden okuyunca hadis karşıtlarının söyledikleri şeyleri daha önce sorgulamasam bile sorgulamaya başlamıştım. Elhamdülillah Peygamberin sözünün dindeki yerini bilen iman eden biriyim. Sorguladığım şey hadislerin dindeki yeri değil, hadis usuli konusuydu. . . Peki, Bu kitapta ne anlatıyor? Tek cümleyle açıklayacak olursam: Hadislerin bugüne kadar nasıl muhafaza edildiğini anlatıyor. Biliyorsunuz hadisler nesilden nesile aktarılarak bugüne kadar geldi. Bu hadisi aktaran söyleyen kişilere Ravi denir. O zaman ki alimler raviler Allah onlardan razı olsun son derece titiz çalışırak hadislerin muhafazasını sağlamışlar. "Uydurma hadis rivayet edenlere karşı nasıl bir tedbir alınmış? Hadis ravilerinde aranan özellikler nelerdir? Sahih hadis, Merfu hadis, kudsi hadis, zayıf hadis gibi hadis kavramları nelerdir? Neye göre hadisler bu başlıklara ayrılıyor? Sahih, Merfu, zayıf gibi hadislerle amel etme konusunda alimlerin
Din
Hadis Usulüİsmail Lütfi Çakan · Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları · 2024833 okunma