Sercan CAN

Sercan CAN
@Usercancan
b1r okur
Lisans
Samsun
Samsun
17 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kendi ülkesinde üretilen zeytinyağına, makine yağı karıştıranları bulup cezalandıramamış bir toplumun, yemeklik yağlarına, sabunluk don yağı karıştıranları da bulamayacağı ve bu suretle birkaç milyoner daha yaratılacağı muhakkaktır. Korku toplumlarında mutlu azınlık bu yoldan yaratılır.
Sayfa 81 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yeni sömürgeciliğin en güçlü temsilcisi olan Amerika, sömürdüğü ülkelere kendi uzmanlarını, barış gönüllülerini, yardım misyonlarını sokarak, hükümetleri amacına hizmet edecek kişilere kurdurmakta ve bu suretle o ülkelerin bağımsızlığını yok ederek, uzaktan idare edilen bir sömürge haline getirmektedir. Silah korkusu yerine, aç kalma korkusunu yerleştirerek verilen bu savaşta, bir avuç insan, milyonlarca aç insanı baskı altına almakta ve amaçları içinde çalıştırabilmektedir.
Sayfa 51 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası·Kitabı okudu
Alıntı
Demokrasinin, insan haklarının, sosyal adaletin, insan sevgisinin vatanı olduğunu iddia eden ülkeler, çıkarları çatışınca yoksul toplumları karınca ezer gibi ezmekte, köklerini kazıma amacı ile uygar bir topluma değil, bir hayvan sürüsüne bile yakıştırılamayacak eylemlere girişmektedirler. Manevi değerlerin etkinliğini tüm olarak yitirdiği ve maddi çıkarlar için bir araç gibi kullanıldığı bir çağda, insanlar arasındaki ilişkiler çıkar hesaplarına oturtulmuş, böyle olunca karın doyurma içgüdüsü bilinen bütün etken lerden daha etkin bir sorun haline gelmiştir.Ortaçağ'da, özellikle doğu ve uzak doğu ülkelerinde dinin, insan nefsini kontrol altına almaya yönelmiş çabaları, XX'nci yüzyılın ikinci yarısında gülünç adetler olarak nitelenmekte ve özellikle batılıları güldürmektedir.
Sayfa 33 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası·Kitabı okudu
Alıntı
Toplumun biyolojik ölçüler içinde yabancı kontrolü altına girmesi, o toplumun tutsak edilmesi ve bağımsızlığını yitirmesi demektir. Böyle olmasına rağmen geri ülke politikacısı bilebildiği sosyal kurallar içinde o toplumu yönettiğini ve hatta ileri götürdüğünü zanneder. Güçsüzlüğü ve bilgisizliği dolayısıyla yabancıya uyarak iktidarda kalabilmek için onun tavsiyelerine uyar. Gerçekten de bu ülkelerde yaşantısını sürdürmek hiç değilse, seçim zamanı karnını doyurmak için belirli politik kadrolara oy veren aç insan sürüleri belirir. Bunlar bir lokma ekmek için kendi kanından gelme insanı öldürebilecek kadar şartlandırılır ve ülkeyi yabancı hegemonyası ile bilinçsiz politikacının elinden kurtarmaya çabalayan güçlere karşı çıkarlar.
Sayfa 19 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası·Kitabı okudu
Alıntı
Endüstri toplumları ile endüstri ötesi toplumlarda var olan olanaklar sayesinde temel ihtiyaçlarının tümü en iyi şekilde karşılanmış olan insanın sosyal yanı ağır basmakta ve bu toplumları yöneten politikacılar çoğunlukla sosyal bilimlere önem vermektedirler. Buna karşılık geri bırakılmış tarım ülkelerinde insanlar yaşantılarını geniş çapta etkileyen temel ihtiyaçlarını optimal seviyede karşılayamamışlardır. Aç ve yoksul insanların sosyal davranışları ile doyurulmuş ve eğitilmiş insanların sosyal davranışları arasında önemli farklar olduğundan, geri ülkelerin politikacıları emperyalist ülkelerin politikacıları gibi hareket ettiklerinde başarılı olamıyorlar.
Sayfa 18 - TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası·Kitabı okudu
Edebiyat