📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar bilgisiz kalırsa ezileceklerini, mağlup olacaklarını kaybedeceklerini kafalarına sokmuşlar bir kere. Ezilmemek, galip gelmek ve kazanmak için bilgili olmaya mecbur hissediyorlar kendilerini. Bilgi onlara kuwet veriyor, tek tek insanlara olduğu kadar ülkelere bölgelere de. Daha iyi yemek, daha iyi barınmak, daha çok eğlenmek için bilgilere ihtiyacı olduğu görüşündedir insanlar. (Eskiden çalışmak denirdi, şimdi belli bir bilgi birikimi olmadan çalışmaktan söz edemiyoruz). Bilgi kuwet kazandırıyor, bilgi silahlandırıyor, bilgi zenginleştiriyor ama bir tek soru kalıyot geriye, tek ama vageçilmez bir soru ; Bilgi kurtarıyor mu ? Bilgi hürriyet veriyormu insana ? Yoksa insan bildikçe paçasını daha çok kaptırıyor. Kurtulmaya çalıştığı sıkıntının ağına daha çok mu düşüyor ?
Bir ülkenin nasıl kalkınacağı, nasıl savaşacağı, nasıl sosyal barışı temin edeceği bilginin ve bilimin yetki alanındadır. Ancak bu çareler ancak o ülkenin niçin kalkınacağı, niçin savaşacağı ve niçin sosyal barışı temin edeceği sorularının yerinde cevaplara kavuşması halinde fayda getiren çareler olabilirler. Kısaca söylemek gerekirki bilgece cevaplandırılamayan soruların bilgince cevap bulmaları sağlamlıktan mahrum kalacaktır . Niçin kalkınacağını bilmeyen bir toplumun nasıl kalkınacağını bilmesi hem mümkün değildir hemde vardığı hedefin anlamına varması mümkün değildir.
Nasıl sorusunu zincirleme olarak her cevabın peşi sıra sormak bizi daha çok bilgiye, bilimin ilerlemesine götürür. Bir hekim hastasını nasıl tedavi edeceğini düşünür. Bulduğu çareleri nasıl daha iyi hale getirebileceğini araştırır. Bu süreç eksilmeksizin devam eder. Daha etkin, daha çabuk, daha ucuz tedavi yolları bulmak tıp bilgisinin sona ermeyecek meselelerini oluşturur. Ama bir hekim bir insanı niçin tedavi edeceğini düşünme durumuyla karşı karşıya kaldığı zaman tıp bilgisi ona artık yardımcı olamaz. Niçin bir insanı iyileştirmek ? Niçin belli bir insanı ( bir kralı veya bir oduncuyu) Hastalıktan kurtarmaya çalışmak ? Bu soruların cevabı bilimde değil ahlakta, bilgelikte ve inançlar manzumesi içindedir.