1. ve 2. Dünya savaşları arasındaki yıllarda, dinin devlet içindeki kurumsal yeri açısından bir çok değişiklikler olmuştur. Faşist ve benzeri rejimlerle yönetilen ülkelerde devletle dinin yakınlaşması dikkat çeker. İtalya ve Avusturya’da Katoliklik yeniden devlet dini haline getirilmiş, Almanya’da Lutherci ve Katolik kiliseler millileştirilmiş, Japonya’da Şinto devlete mal edlmiştir. Öte yandan, ilerici rejimlerde “resmi din” kayıtları kaldırılmış, Sovyetler’de Ortodoksluğa vb,. Çekoslovakya, Macaristan ve Meksika’da Katolikliğe karşı laikleşme yoluna gidilmiştir. Buradaki ilerici - gerici ayrımı yüzeysel olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’de ikinci gruba girmektedir