Yasin Bural

Yasin Bural
@Utangac_
Kitaplar insanlar gibidir, eğride olabilirler doğruda .
Reklam
Şimdi düşünelim : Kemalizm, laiklik konusunda, kurucusunun burda genel olarak istediği gibimi davranmıştır, yoksa tahakküm, tecebbür ve istibdada mı düşmüştür ? Ve cevabı, 1930 yılının ortalarında yine genel olarak Atatürk’ün kendi ağzından verelim : “Bugünkü manzara aşağı yukarı bir “Diktatör” manzarasıdır, ve ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat müessesesidir “.
Kemalist Laik’lik anlayışı pek doğal olarak Atatürk’ün kendisinin din konusundaki Görüşlerinden kaynaklanmaktadır. Çeşitli konuşmalarına bakarak Mustafa Kemal Paşa’nın bir ara kaba materyalizm, (Büchner - Haeckel) etkisiyle ona da eğilim duymuş bulunmakla birlikte tanrı tanımaz (Ateist) değil, yaradancı (Deist) olduğunu söyleyebiliriz. Sanırım 18. Yüzyılın aydınlanma çağına, 19. Yüzyılın pozitivizmine uygun bir tür usçul dinbilim ve doğal din inancı vardır.
Biçim bakımından, Cumhuriyet laik’liğinin avam - havas, yada sıradan halk - seçkin aydın yabancılaşmasını körükleyen en önemli etmenlerden biri olduğu söylenebilir. Kanımca bu istemeden düşülen bir yanlışlık değil, tersine bile bile erişilmek istenen, amaçlanan bir durumdur
Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfusu, Osmanlı tebaasından çok daha türdeş olduğu için, laiklik devrimimizin salt küresel planda Batı öykünmeciliğinden kaynaklandığı düşünülebilir. Hatta bu devrim, Batı’ya karşı Batı’ya yaranma gayreti diye de yorumlanabilir
Reklam