Gelecek önümde, kara bir delik gibi
bekliyordu. Kapana kısılmış ve zincire vurulmuş gibi hissettim
Orada otururken kendi kendime sorduğum șey ne olduğumdu? Tarının
şakalarından biriydi sadece. Hayatım şekilsiz, amaçsız veya değersiz gibi
geliyordu. Büyüdükçe etrafımı çeviren duvarlara hapis olmuştum. Özgür
olmayı o kadar özlemiştim ki; bağları koparıp kaçmayı deliler gibi
özlemiştim.
Artık bir çocuk olmadığımı biliyordum, ama bir 'yetişkin' de değildim.
Çocukluğun neșe dolu kayıtsızhığı ve yetişkinliğin bilinçlendirici acısı ve
hayal kırıklığı arasında asılı duruyordum. Daha önceki gibi umursamaz ve
mutlu olmak istiyordum.