Önsözünde, kendi tabiri ile İmam-Hatip mezunu olduğunu ve İslamcı bir kesimle hemhal olarak yetiştiğini ve yıllarca Abdülhamid-Jön Türk ve ITC’ye karşı yanlış yönlendirildiğini anlatmış, sanırım bu yönlendirme her kesim için halen devam etmektedir.
Bir çok bölüm yazılsa bile benim için eser, Jön Türklük, İslamcılık, Kemalizm ile İttihatçılık çatışması şeklinde üçe ayırabilirim.
Jön Türklük ve İslamcılığın İttihatçılar ile çatışmaları anlatılırken, günlüklere, hatıratlara ve yanlı eserlerin güvenilirliği konusununa uzun uzadısıya dikkat çekip, konuyu bir çok eseri karşılaştırırken, Kemalizm ve Kemal Paşa konusunda hatıratlar ile kanaate varması dikkat çekicidir.
Mesela, Karabekir ve Kemal Paşa arasındaki konularda, Kemal Paşa’nın Karabekir’i kullanıp atması gibi düşünce yapısı algıladım. Karabekir Paşanın yazılarını hangi tarihlere kaleme aldığı konusunu açıklanmasını beklerdim.
Kemalist ideolojideki insanları; seküler, pozitivist, dinsiz, dine dayalı konularda alerjisi olan, toplum tabanındaki Müslümanlıkla sorunları olan kişiler olarak anlatırken, İttihatçıların müslüman kimliklerini ön plana çıkartırmaya çalıştığı hissiyatı uyandırmıştır ancak, milli mücadelede Kemal Paşa ile mesai arkadaşı olup, muhalif kesime geçmeyen İttihatçıların dinleri ne olduğu konusunu merak etmekteyim. Bu grubu ise sadece Kel Ali gibi kişilerle sınırlı tutmamak kaydıyla tabi !
Genel anlamda ben İttihatçılar ile ilgili menfi bir tutum göremedim. Hatalarından ve bu günden bakınca görünebilen bir yanlışlarını okuyamadım. Genel kanaatim olarak İTC’nin masum olduğunu, Kemalizmi kötüleyip, bak İTC dürüst komitacılardı ama Kemalistler dürüst olmayan ve komitacılığı İstiklal Mahkemeleri ile yapan grupta gibi anlatılmış. 31 Mart vakası anlatımına girersek yazı karakteri yetmez…