En güzeli hayatın akışına kendimizi katmak, hayattan öğrenmek, hayatın her anını bir mucize duygusuyla yaşamak. Hayatın ufak ayrıntıları arasına saklanmış olan mutluluğu ve güzelliği fark edebilmek. Bir gülü koklamayı bilmek. Var olmakla dünyada kötü giden bir şeyleri değiştirebileceğini, varlığın dünyayı güzelleştirebileceğini fark etmek. Kalbini açabilene, en iyi öğretmendir hayat.
Hiçbir zaman açık bir gökyüzündeki yıldızlar kadar, bir dağın zirvesindeki karlar kadar ya da bir gölün yüzeyinde dans eden güneş ışıkları kadar parlayamasalar da yapay şehir ışıklarının insanı körleştirmesi ne kadar kolay. İnsanlar isteklerini ihtiyaçlarıyla karıştırıyorlar ama ben artık o ikisinin birbirinden ne kadar farklı olduğunu anladım. Bazen ihtiyacımız olduğunu sandığımız şeylerin ve insanların, aslında uzak durmamız gerekenler olabileceğini de anladım.