Bi' karıncanın midesine binler hayat iliştiren "Rab"el'e hamdolsun.
....
Aylar boyu susuz kalıp da "bereket"e kavuşan türlü nebatat gibi 5 saat zaman dilimi zarfında, "hüplettiğim" bir kitap oldu kendisi. Unutmamak niyetiyle:
Çocuk dünyasından bir türlü kopamayan ruhumçün "bu kitabı niçin ben yazmadım?" dedirten bir eser oldu. Naçizane böyle dedimse mutlaka sevmiş ve yere göğe sığdıramamışımdır. Tavsiyedir.
Vurucu kimi kelimenin yanında, haykırmama da sebep vermiştir.
(İsterdim ki yegane işim bu kitabı irdilemek olsun, lakin öksürükler eşliğinde ve karanlığın ortasında bunu yapacak gücü bulamıyorum kendimde.)
Bölüm 1
Kendi çocuk gerçekliğime gidip "çocuk dünyası" için arkadaşlığın neye tekabül ettiğini yeniden tarttım. Çocuktur! Denilip de geçilen türlü ciddiyetlerimin nasıl da "ti"ye alındığı ruhuma tekerrürle nüksetti. Nemeçek'in "Siz, hiç vatanınız için savaştınız mı?" demesi iradesiyle kavrıyorum geçmişi. Türlü vakıalar can buldu zihnimde. Ait olduğum grup doğrultusunda Nemeçek gibi nasıl da canımı dişeme kattığımı hatırlıyorum. Grubun şerefi için nasıl da bi' asker edasıyla küçük göğsümü gururlandırdığımı unutmuyorum. Pek tabii bunlar, global dünyada içre iş yapacak misallar değil lakin; benim küçük dünyamda birçok savaşa girdiğimi biliyorsam, ben biliyorum.
*Böyle bir kitap yazmalıyım fikri.
*Boka
*Ay Göründü
*Ve dahisi...