Mustafa Özbek

Mustafa Özbek
Uşak
112 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Bal ve Kur'an - (Dikili&Soma)
9/10
·2022 syf.··
2025 3. kitabı
Yaratılan her şey bi' gayeye hizmet eder. Nahl - At Nahl - Arı Nahl - Kuş Kehf - Köpek Hac - Sinek Neml - Karınca Neml - Hüdhüd Ankebût - Karınca Ğaşiye - Deve Fil - Fil Ben nerenin hadimiyim? Ya da neyin?
Âyet Âyet Keşfet - HayvanlarNurcan Yıldırım · Multibem Yayınları · 202215 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Pal Sokağı Çocukları - Molnar
9/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bi' karıncanın midesine binler hayat iliştiren "Rab"el'e hamdolsun. .... Aylar boyu susuz kalıp da "bereket"e kavuşan türlü nebatat gibi 5 saat zaman dilimi zarfında, "hüplettiğim" bir kitap oldu kendisi. Unutmamak niyetiyle: Çocuk dünyasından bir türlü kopamayan ruhumçün "bu kitabı niçin ben yazmadım?" dedirten bir eser oldu. Naçizane böyle dedimse mutlaka sevmiş ve yere göğe sığdıramamışımdır. Tavsiyedir. Vurucu kimi kelimenin yanında, haykırmama da sebep vermiştir. (İsterdim ki yegane işim bu kitabı irdilemek olsun, lakin öksürükler eşliğinde ve karanlığın ortasında bunu yapacak gücü bulamıyorum kendimde.) Bölüm 1 Kendi çocuk gerçekliğime gidip "çocuk dünyası" için arkadaşlığın neye tekabül ettiğini yeniden tarttım. Çocuktur! Denilip de geçilen türlü ciddiyetlerimin nasıl da "ti"ye alındığı ruhuma tekerrürle nüksetti. Nemeçek'in "Siz, hiç vatanınız için savaştınız mı?" demesi iradesiyle kavrıyorum geçmişi. Türlü vakıalar can buldu zihnimde. Ait olduğum grup doğrultusunda Nemeçek gibi nasıl da canımı dişeme kattığımı hatırlıyorum. Grubun şerefi için nasıl da bi' asker edasıyla küçük göğsümü gururlandırdığımı unutmuyorum. Pek tabii bunlar, global dünyada içre iş yapacak misallar değil lakin; benim küçük dünyamda birçok savaşa girdiğimi biliyorsam, ben biliyorum. *Böyle bir kitap yazmalıyım fikri. *Boka *Ay Göründü *Ve dahisi...
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor E. Frankl
9/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Cumhuriyetin bir kulu olmak uğruna, bir aydan daha ziyade gündür, koşturup duruyordum. "11 Mayıs - Cumartesi" günü, her şey noktalandı ve ben, yeniden yıldızlara bakmaya başladım. Saliselerle; kıl payı kaçan vapurmuş yahut direkten dönen topmuşcasına bu iş de güme gitti. Ayakkabılarımın o kadar fazla kayacağını kestiremedim! Bir dilcik zaman, ufacık bir yutkunuş... Sonrasında da öfkemden sustum, birkaçtır konuşmuyorum. Biliyorum, ablam/abime de ayıp oldu lakin 3 gün, yemeden de kesildim. O süreç dahilinde de bu kitabı bitirdim. Autzswichz'te - 3 yıl olmalı - esaret altında kalan bu Yahudi oğlandan daha bahtsız hissediyordum kendimi. En azından olayın sıcaklığı ve öfkem, düşüncemin bu olduğuna inandırmıştı beni. Kısacık bir göz atışla, şöyle düşündüm: Belki de bütün bu süreç safi bu kitabı okumam içindi. Istırap olmasaydı, kitabı da okuyamazdım. Aman! Hayatın cömertliğine de bak mı diyelim? "Normal Tepkilerin Ortadan Kalkması" Olağanüstü durumlarda, asayişi sağlamanın kestirme ve acımasız bir yolu olarak Nazi toplama kamplarında uygulanan bu işleyişi notlarıma ekledim. Bir deri, kemik kalana dek çalıştırılan ve bırakın insanı, hayvan yerine dahi konmayan esirlerin birbirine yardım etmesi kati surette yasakmış. İnsani duygu kırıntılarının yeniden canlanmasının önüne, böyle geçileceği felsefesi güdülüyormuş. "İkinci Evre: Tepkisizlik" Duyguları alınmış insanlar, her gün şahit oldukları ölümü yadsır duruma gelip vurulan birini görünce ekmek yemeğe devam ediyor ya da umarsızca bakıyormuş. "Tutsak Hayali : Buradan çıkınca bir Adana gömelim" Pijamalılar sıradan olarak gördüklerimizi, ulaşılmaz bi' hayal yerine koyuyormuş. Bu duyguyu yakınen tanıyorum. "Kyk" günlerimdeki hayallerimden biri, çorapla halıya basmaktı ya da şu hastahaneden bir çıkayım, hiçbir şey
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Havanadaki Adamımız
Puan vermedi·288 syf.··
2023 5. kitabı
Diyarbakır'a sürgün olarak cebren getirildikten sonra buradaki hayatı unutmak felsefesiyle yanıma, "Seksen Günde Devr-i Alem" kitabını almış ve okuyordum. Komutanın emri ile "Herkes kitap okuyacak!" yasası yürürlüğe girince evvelice çok sevinmiş daha sonrasında da biraz sinirlenmiştim. Zira ben, halihazırda bir kitap zaten okuyordum. Elimdeki kitabı yarım bırakıp piyangodan çıkan bu kitabı okumam emredildi. Emre itaatsizlik edemiyor olduğumçün başladım okumaya... Belirtmeliyim ki istemsiz bir okuma oldu. Neticede sevdiğim bir işi zorla yaptırdıklarından dolayı, dudak bükerek başladım kitaba. Wormold, kitabın baş kahramanı. Gelecek bir zamanda, Hawaii'de yaşayan, sıradan bir süpürge satıcısı. Eşiyle boşanmış ve kızıyla yaşayan bir adam. Kendisi dinsizlik düşüncesinde olmasına rağmen kızı, son derece geleneklere riayet eden biri. Burada araya girip şunu söylemeliyim: Kitabı genel olarak beğenmedimse de üslup ve karakter gelişimi neredeyse muazzam... Kitabın ilerleyen saifelerinde, nereden geldiği belirsiz bir adam Wormold'u, gizli ajan olarak işe alıyor. Pek tabii, Wormold, bunu önceleri önemsemese de sonraları, işin içine girdikçe vakıalar farklı boyutlara geçiyor. Şifreli mesajlar yazmayı ve rapor vermeyi öğreniyor... Wormold, genel başkanlarından ajanlık işi için ekstra para alabildiğini öğrenince uyduruk raporlar vermeye başlıyor. Bu uyduruktan raporlar, başkan tarafından önemseniyor ve dahi Wormold, tabiri caizse kıdem almaya başlıyor. Oysa onun gizli karargah olarak çizip gönderdiği resimler, süpürgenin iç dünyasından başkası değildir... Bu esnada "Segura" ismiyle müsamma bir yüzbaşı, kızı ile ilgileniyor ki sonraları, bu ajanlık ve sahte raporlar dünyasında onun da ismini sıkça buluyoruz... Wormald'a, genel kuruldan sekreterler, yeni ajanlar gönderiliyor.
Havanadaki AdamımızGraham Greene · Cem Yayınevi · 199387 okunma
BEYAZ DİŞ - JACK LONDON
Puan vermedi·256 syf.··
2023 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 23:19
Nuri Bilge, bana kalırsa bu kitabı, iyice ezber etmiş... İlk saifelerinde iki adam, çıplak doğada "Kurtlar için sadece etten ibaretiz!" düşüncesine erince, varoluşsal bir sancı, tutuyor paçamızdan. Bu iki adam, kızaklarıyla bir hedef doğrultusunda ilerlemeye çalışıyor. Çalışıyor da çetin hava koşulları ve aç kurtlar, peşlerini bırakmıyor. Gece, ateş yakıyorlar ki bu ateş, onlara hem ısı hem de korunak imkanı tanıyor. Zira kurtlar, ateşe yaklaşamıyor. Ama açlık, korkuyu perçinliyor. Her geçen gün, karanlıkta parlayan gözler, daha beride görünüyor. Daha birinci bölümden çıkamadım, sevgili dostlar. Benimçün, duygularımı titreten öz bölüm burasıdır. Şu sahneyi unutmamalı: İki adamdan biri, tüfeği eline alıp da kurtlara savaş açıyor. Diğeri, kızağın üstüne oturup "Dikkat et!" demekten başka bir şey yapmıyor ya da yapamıyor. İşte, bu sahnede biz, kızağın üzerinde oturan adamın kulağı olup diğerinin cebelleşip öldüğü sahneyi safi sesler eşliğinde zihnimizde canlandırıyoruz. Bu sebepten Nuri Bilge'yi işe dahil ettim. Sonra da ağlamadan, sızlamadan tek başına yola devam ediyor, kulağı kulağımız olan o adam. Son sahnesi de pek mühim, artık dayanma gücü kalmayan bu tek adamımız, ateşten bir çember yapıp ortasına oturuyor... - Bölüm 2 - Uzun uzadıya "Beyaz Diş"i anlatmak yersiz. Ama şu söylenmeli, kitabı okuyan biri artık hayvanlar aleminin yerlisi hissedecek kendisini, zira gözümüz, kurt gözü... Ömrü boyu, çatık kaşlı tabiata ve insana maruz kalan "Beyaz Diş" nasıl, buruşturmasın burnunu, nasıl hırlamasın? Ama sevgi, her nefes alan canlının içtimai müşterek dürtüsü. Öyle ki sevgi karşısında bir başka aleme kanat çırpıyor kurt oğlan. Tabiat, hayatın yasası. Geyiğin gırtlağına saplanan diş, "Ayy! Yazık!" dedirtmiyor artık. Çünkü bu, doğanın kanunu. Açlık ve soğuk.
Beyaz DişJack London · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201595,5bin okunma